Moodle Nedir

Moodle açık kaynak kodlu bir kurs yönetim sistemidir (Course Managment System). Açılımı “Modular Object Oriented Dynamic Learning Environment”, yani Türkçesiyle Esnek(Modüler) Nesne Yönelimli Dinamik Öğrenme Ortamı’dır. Moodle kendi Web adresi üzerinden herkesin kullanımına açıktır ve tamamıyla ücretsizdir. Sistem Linux, Mac ve Windows işletim sistemlerinin hepsinde çalışır.

Moodle’ın sahip olduğu özelliklerden bir tanesi çok geniş geliştirici kitlesinin olmasıdır. Böyle bir kitleye sahip olmasının sağladığı avantajlar vardır. Örneğin, çok kısa sürede yeni sürümler geliştirilmektedir.

Moodle kullanabilmek için bir çok kullanıcının programlama dillerini bilmesine ya da veri tabanı bilgisine sahip olmasına gerek yoktur. Moodle’a “Modular” denmesinin sebebi de bu ihtiyacı ortadan kaldırıyor olmasıdır.

Ayrıca açık kaynak kodlu sistem olduğu için güvenlik açıklarının kapatılması ticari sistemlerden çok daha hızlıdır. 150 ülkede 70 dilde desteği mevcuttur. Moodle’ın tek bir dilde olması ya da tüm dilleri kapsaması kullanan kişilerin isteğine bağlı olarak değişebilir.

En temel özelliklerinden bir tanesi hem öğretmenlerin öğrencilerle hem de öğrencilerin öğrencilerle etkileşimlerini artıran bir eğitim aracı olarak düşünülebilir. Moodle’da tasarlanan kurslar bazı etkinliklerle desteklenmektedir. Bunlar aslında okullarda uygulanan etkinliklerden çok da farklı değildir. İçlerinde en tanıdık olanları sözlük, ödev, wiki, forum, sohbet, anket, blog ve quiz’lerdir.

Özgür Yazılım Nedir

“Açık kaynak” farklı bir şey: farklı değerlere dayanan oldukça farklı bir felsefesi var. Uygulamadaki tanımı da farklı, ancak neredeyse bütün açık kaynak programlar aslında özgür. Farklılığı Neden “Açık Kaynak” Özgür Yazılımın Noktasını Kaçırıyor yazısında açıklıyoruz.

“Özgür yazılım”, kullanıcıların özgürlüğüne ve topluluğa saygı duyan yazılım demektir. Kabataslak, kullanıcıların bir yazılımı çalıştırma, kopyalama, dağıtma, çalışma, değiştirme ve geliştirme özgürlüğüne sahip olduğu anlamına gelir. Öyleyse, “özgür yazılım” bir fiyat değil, özgürlük meselesidir. İngilizcedeki “free” kelimesinden kaynaklı olarak, bu kavramı anlamak için, “bedava birayı” değil “ifade özgürlüğünü” düşünmek gerekiyor. Bazı durumlarda, Fransızca ve İspanyolca’dan özgürün karşılığı olarak libre ödünç alınarak “libre” yazılım kavramı da, yazılımın bedelsiz olduğu değil özgür olduğunu kastetmek için kullanılıyor.

Bu dört özgürlük için çaba harcıyoruz, çünkü herkesin bunları hak ettiğini düşünüyoruz. Bu özgürlüklerle, kullanıcılar programı ve kendileri için yaptığı şeyi (hem bireysel hem de kolektif olarak) denetlemiş olur. Kullanıcıların programı denetlemediği durumda, ona “özgür olmayan” veya “özel mülk” program diyoruz. Özgür olmayan program kullanıcıları denetler ve geliştirici de programı; bu programı adaletsiz iktidarın bir aracı kılar.

Dört temel özgürlük
Bir program, eğer kullanıcıları dört temel özgürlüğe sahipse bir özgür yazılımdır: [1]

Herhangi bir amaç için, istediğiniz şekilde yazılımı çalıştırma özgürlüğü (0 numaralı özgürlük).
Her ne istiyorsanız onu yaptırmak için programın nasıl çalıştığını ögrenmek ve onu değiştirme özgürlüğü (1 numaralı özgürlük). Yazılımın kaynak koduna ulaşmak, bu iş için ön koşuldur.
Kopyaları dağıtma özgürlüğü, böylece başkalarına yardım edebilirsiniz (2 numaralı özgürlük).
Değiştirilmiş sürümlerinizin kopyalarını dağıtma özgürlüğü (3 numaralı özgürlük). Böylece değişikliklerinizden yararlanması için tüm topluma bir şans vermiş olursunuz. Kaynak koduna erişmek, bunun için bir ön koşuldur.
Bir program, kullanıcılarına bu özgürlükleri yeterince verdiğinde özgür bir yazılımdır. Aksi durumda özgür değildir. Çeşitli özgür olmayan dağıtım şemalarını, hangi açılardan özgür olmadıkları konusunda ayırt edebilsek de, hepsini eşit derecede etik dışı kabul ediyoruz.

Herhangi bir senaryoda, bu özgürlükler kullanmayı düşündüğümüz veya başkalarını kullanmaya teşvik ettiğimiz bütün kodlara uygun olmalıdır. Örneğin, bazı durumları çözmek için otomatik olarak bir B programını çalıştıran bir A programını ele alalım. Eğer A’yı mevcut haliyle dağıtmayı düşünüyorsak, bu durum kullanıcıların B’ye ihtiyaç duymasını gerektirecektir, dolayısıyla hem A’nın hem de B’nin özgür olup olmadığını değerlendirmemiz gerekiyor. Ancak, eğer A’yı B’yi kullanmayacak şekilde değiştirmeyi düşünüyorsak, bu durumda sadece A’nın özgür olması yetecektir; B’nin bu planla bir ilgisi yoktur.

“Özgür yazılım”, “ticari olmayan” demek değildir. Özgür bir program, ticari kullanım, ticari geliştirme ve ticari dağıtım için kullanılabilir. Özgür yazılımların ticari geliştirilmeleri artık alışılmadık bir durum değil; artık özgür ticari yazılımlar çok önemlidir. Özgür yazılımın kopylarına sahip olmak için ücret ödemeniz gerekebilir veya kopyaları hiçbir ücret karşılığı olmadan da edinmiş olabilirsiniz. Kopyalara nasıl sahip olduğunuzdan bağımsız olarak, herzaman için yazılımın kopyalama, değiştirme ve hatta kopyalarını satma haklarına sahipsinizdir.

Özgür bir program, yazılımın herhangi bir kopyasını edinen bütün kullanıcılara, yazılımı kapsayan özgür lisansın bütün koşullarına o zamana kadar uymaları şartıyla, dört özgürlüğü sunmalıdır. Bazı kullanıcıları, bazı özgürlüklerden mahrum etmek veya kullanıcıların özgürlükleri edinmek için maddi veya ayni olarak ödeme yapmalarını gerektirmek, söz konusu özgürlükleri vermemekle aynı şeydir ve dolayısıyla programı özgür olmayan bir program kılar.

Konuyu farklı noktalar açıklığa kavuşturmak
Bu yazının kalan kısmında, farklı hususlar üzerine, bir programın özgür olabilmesi için özgürlüklerin ne dereceye kadar genişletilmesi gerektiğini daha açık olarak anlatıyoruz.

Programı istediğiniz gibi çalıştırma özgürlüğü
Bir programı kullanma özgürlüğü demek, onu, herhangi bir bireyin ya da kurumun, herhangi bir bilgisayar sistemi üzerinde, herhangi bir iş için geliştirici ya da bir başka şey ile iletişim kurmak zorunluluğu olmadan kullanabilmek demektir. Bu özgürlükte kullanıcının amacı önemlidir, geliştiricininki değil; Sen, bir kullanıcı olarak kendi amaçların için bir programı çalıştırmaya özgürsün ve eğer bir başkasına dağıtırsan, o da kendi amaçları için programı çalıştırmaya özgürdür, ama kendi amaçlarınız için onu zorlayamazsınız.

Programı istediğiniz gibi çalıştırma özgürlüğü, onu çalıştırmanızın yasaklanmadığı veya durdurulmadığı anlamına gelir. Bu programın, ister herhangi bir ortamda teknik yönden işlevli olsun, isterse de herhangi bir belirli hesaplama faaliyeti olsun, hangi işlevsellikleri barındırdığından bağımsızdır.

Örneğin, eğer kod nedensiz bir şekilde anlamlı girdileri redderse veya hatta koşulsuz bir şekilde çökerse, bu programın yararını azaltabilir, belki de tamamen yararsız kılabilir. Ancak bu durum yine de kullanıcının programı çalıştırma özgürlüğünü engellemez, dolayısıyla 0 nolu özgürlükle çelişmez. Eğer program özgürse, kullanıcılar bu yarar kaybını aşabilirler. Çünkü 1 ve 3 nolu özgürlükler kullanıcı ve topluluklara nedensiz sıkıntılı kodları kaldırarak değiştirilmiş sürümleri oluşturma ve dağıtma olanağı sunar.

Kaynak kodu inceleme ve değişiklikler yapma özgürlüğü
1 ve 3 nolu özgürlüklerin (değişiklik yapma özgürlüğü ve değiştirilmiş sürümleri yayınlama özgürlüğü) anlamlı olabilmesi için, programın kaynak kodlarına erişiminiz gerekmektedir. Dolayısıyla, kaynak koda erişim özgür yazılım için gerekli bir koşuldur. Gizlenmiş (obfuscated) “kaynak kod” gerçek bir kaynak kod değildir ve kaynak kod olarak değerlendirilemez.

1 nolu özgürlük özgün sürümün yerine kendi değişiklik yaptığınız sürümü kullanabilmenizi de içerir. Eğer program bir başkasının değişiklik yapılmış sürümlerini çalıştıracak ancak sizinkileri reddedecek şekilde tasarlanmış bir ürün ile birlikte geliyorsa (bu “tivolaştırma” veya “tecrit” veya uygulayıcılarının kötücül terminolojisiyle “güvenli açılış” olarak bilinen bir uygulama), 1 nolu özgürlük, uygulanabilen bir özgürlük yerine bir yalan olacaktır. Bu ikili kodlar, derlendikleri kaynak kodları özgür olsa ile özgür bir yazılım değillerdir.

Bir program üzerinde değişiklik yapmanın önemli yollarından biri de, mevcut özgür altyordam ve modülleri birleştirmektir. Eğer programın lisansı, var olan bir bölümün içerisine ekleme yapamayacağınızı diyorsa, örneğin eklediğiniz her kodun telif hakkı sahibi olmanız gerektiğini söylüyorsa, o lisans, özgür olarak tanımlamak için çok kısıtlayıcıdır.

Bir değişikliğin bir iyileştirme olup olmadığı öznel bir konudur. Eğer değişiklik yapmanız, esasında, başka birinin iyileştirme olarak tanımladığıyla sınırlıysa, bu program özgür değildir.

İsterseniz yeniden dağıtma özgürlüğü: temel gereksinimler
Dağıtım özgürlüğü (2 ve 3 nolu özgürlükler) kopyaları, ister değiştirerek ister değiştirmeden olsun, ister bedelsiz ister belirli bir bedel karşılığında olsun, herhangi bir yerdeki herhangi bir kişiye yeniden dağıtma özgürlüğü ister anlamına gelir. Bunları yapmakta özgür olmak demek, (başka şeylerin yanında) bunları yapmak için başkasından izin almak veya birine bir ücret ödemek zorunda olmadığınız anlamına gelir.

Ayrıca değişiklikler yapmak ve bu değişiklikleri özel olarak kendi işinizde veya oyununuzda kullanma özgürlüğünüz de olmalı. Değişikliklerinizi yayımladığınızda da, hiç kimseyi haberdar etmenize gerek olmamalıdır.

3 nolu özgürlük değiştirilmiş sürümleri özgür yazılım olarak dağıtma özgürlüğüdür. Özgür bir lisans diğer şekillerdeki dağıtım biçimlerine de izin verir; başka bir deyişle, copyleft bir lisans olmak zorunda değildir. Ancak, değiştirilmiş sürümlerin özgür olmayan olmasını gerektiren bir lisans, özgür bir lisans olarak değerlendirilemez.

Programın kopyalarının dağıtımı özgürlüğü, programın hem değiştirilmiş hem de değiştirilmemiş, kaynak kodunda olduğu gibi ikili veya çalıştırılabilir halini içermesi zorunludur. (Programları çalıştırılabilir halleri ile dağıtmak kolayca yüklenebilen özgür işletim sistemleri için gerekiyor) Eğer, belli bir yazılımın ikili ya da çalıştırılabilir bir biçimini oluşturmak olanaksızsa (ki bazı diller bu özelliği desteklemiyor), o zaman sorun yok; ancak, program, bu biçimlerden herhangi birine sokmanın bir yolunu bulduğunuzda, programı yeniden dağıtmaya hakkınızın olması gerekir.

Copyleft
Özgür yazılımı dağıtma konusundaki birtakım kurallar, temel özgürlüklerle çelişmediği sürece, kabul edilebilir. Örneğin, copyleft, (basitçe söyleyecek olursak) yazılımı dağıtırken, diğer insanların özgürlüklerini hiçe sayan kısıtlamalar eklenememesi için konmuş kuraldır. Bu kural, merkezi özgürlükler ile çelişmez; aksine onları korur.

GNU projesinde, bu özgürlükleri herkes için yasal olarak korumak için copyleft kullanıyoruz. Copyleft kullanmanın daha iyi olduğuna ilişkin önemli gerekçeler olduğunu düşünüyoruz. Herşeye rağmen, copyleft olmayan özgür yazılımlar da etiktir. “Özgür yazılım”, “copyleft yazılım” ile diğer yazılım kategorileri ve bunların birbirleriyle ilişkilerini görmek için Özgür Yazılım Kategorileri sayfasını inceleyebilirsiniz.

Paketleme ve dağıtım ayrıntıları hakkındaki kurallar
Yeniden düzenlenmiş bir sürümü paketlemeye dair kurallar, yeniden düzenlenmiş sürümleri, yayınlama özgürlüğünüzü engellemediği sürece ya da yeniden düzenlenmiş sürümler yapmanıza ve özel olarak kullanmanıza izin verdiği sürece kabul edilebilirler. Bu yüzden, lisansın değiştirilmiş sürümün adını değiştirmeyi, bir logoyu kaldırmayı veya değişiklikleri sizin olarak belirlemeyi gerektirmesi kabul edilebilir. Bu gereksinimler, sizi değişiklikleri dağıtmaktan alıkoyacak kadar külfetli olmadığı sürece makuldur; zaten programa başka değişiklikler yapıyorsunuz, bir kaç değişiklik daha yapmanız sorun olmayacaktır.

“Eğer kendi sürümünüzü bu şekilde yayınlarsanız, şu şekilde de yayınlamanız gerekir” şeklindeki kurallar da, aynı koşullar altında kabul edilebilir olabilir. Kabul edilebilir bu kurallara bir örnek, değiştirilmiş bir sürümü dağıttığınızda, önceki geliştiricinin de bir kopya istemesi durumunda ona bir kopya göndermenizi söyleyen kuraldır. (Bu gibi bir kuralın kendi sürümünüzü dağıtıp dağıtmamayı hala size bıraktığını unutmayın). Kamusal kullanıma koyduğunuz sürümlerin kullanıcılarına da yayınlamanızı gerektiren kurallar da kabul edilebilirdir.

Bir lisansın, diğer programlardan başlatılması için kullanılan program ismini değiştirmeyi gerektirmesi durumunda özel bir durum ortaya çıkar. Bu etkin bir şekilde değiştirilmiş sürümünüzü yayınlamanızı, diğer programlar tarafından çağrılan özgün programı değiştireceği için, engelleyecektir. Bu tür bir gereksinim yalnızca, özgün programın ismini değiştirilmiş sürümde takma bir ad olarak belirtmenize olanak sağlayan uygun bir takma adlandırma yapısının olması durumunda kabul edilebilirdir.

İhracat düzenlemeleri
Bazen devletin ihracat denetimi yasaları ve ticari yaptırımları, yazılımınızın kopyalarını uluslararası dağıtma özgürlüğünüzü kısıtlayabilir. Yazılım geliştiricileri, bu kısıtlamaları yeniden düzenleme ya da ortadan kaldırma gücüne sahip değillerdir, ama yapabilecekleri ve yapmaları gereken şey, yazılımın kullanma koşulu olarak bu yaptırımları içermesini reddetmektir. Böylece bu kısıtlamalar, bu hükümetlerin yargı yetkisi dışında kalan faaliyetleri ve kişileri etkilemeyecektir. Bu nedenle, özgür yazılım lisansları, hiçbir ihracat kontrolü yasasına uyma zorunluluğunu, bu olmazsa olmaz özgürlüklerin uygulanması için bir koşul olarak gereksinim duymamalıdır.

Lisansın kendisi için bir koşul olarak öne sürmeden ihracat düzenlemelerinin varlığına sadece değinmek, kabul edilebilirdir, çünkü kullanıcıları kısıtlamamaktadır. Eğer herhangi bir ihracat düzenlemesi özgür yazılım için önemsiz ise, bir koşul olarak öne sürmek de fiili bir sorun olmayacaktır; ancak, potansiyel bir sorundur, çünkü ihracat yasasında sonradan yapılacak bir değişiklik, bu gereksinimi önemli hale getirebilir ve yazılım özgür olmayan bir yazılım kılabilir.

Yasal hususlar
Bu özgürlüklerin gerçek olması için, yanlış bir şey yapmadığınız sürece, değiştirilemez olmaları gerekir; eğer geliştirici, kendisine neden verebilecek herhangi bir şey yapmadığınız halde, yazılımın lisansını hükümsüz kılma veya geçmişe dönük olarak koşullarına yeni şartlar ekleme gücüne sahipse, o yazılım özgür değildir.

Özgür bir lisans, özgür olmayan bir programın lisansıyla uyum gerektirmeyebilir. Bu yüzden, örneğin, eğer bir lisans “kullandığınız bütün programların” lisanslarına uymanızı gerektiriyorsa, kullanıcının özgür olmayan programları kullanması durumunda, bu lisans özgür olmayan programların lisanslarıyla da bir uyum gerektireceği için, bu lisans özgür olmayan bir lisans olmuş olur.

Özgür bir lisansın hangi yargı hukukunun geçerli olduğunu veya hukuki davaların nerede görülmesi gerektiğini veya her ikisini belirtmesi uygundur.

Sözleşme tabanlı lisanslar
Birçok özgür yazılım lisansı telif hakkına dayanır ve ne gibi gereksinimlerin telif hakkına dayatılacağına dair sınırlamalar vardır. Eğer bir telif hakkı tabanlı lisans, yukarıda açıkladığımız özgürlüklere saygı gösteriyorsa, daha önce beklemediğimiz herhangi türden bir sorunla karşılaşma olasılığımız zayıf olacaktır (aslında bu ara sıra olur). Buna rağmen, bazı özgür yazılım lisansları sözleşmelere dayanmaktadır ve bazı sözleşmeler, olağan kısıtlamalara geniş bir şekilde dayatılabilmektedir. Bu da, bir lisansın kabul edilemez kısıtlamalara ve özgür olarak kabul edilmemesine dair mümkün birçok yol olduğunu belirtir.

Büyük olasılıkla, olabilecek tüm yolları burada listeleyemeyebiliriz. Eğer bir sözleşme tabanlı lisans, kullanıcıyı telif hakkı tabanlı bir lisansın yapamayacağı, alışılmadık bir şekilde kısıtlarsa ve burada meşru olarak açıklanmamışsa, o halde bu konu hakkında düşünmemiz gerekir ve bunu herhalde, özgür olmayan bir lisans olarak tanımlayacağızdır.

Özgür yazılım hakkında konuşurken doğru kelimeleri kullanın
Özgür yazılım hakkında konuşurken “bedava” veya “hibe” gibi terimler kullanmaktan kaçınmak en iyisidir. Çünkü bu terimler konunun özgürlükle ilgili değil, parayla ilgili olduğunu ima edebilir. “Korsanlık” gibi bazı genel terimler, desteklemeyeceğinizi umduğumuz bazı düşünceleri içeriyor. Bu terimler ile ilgili bir tartışma için Kullanmaktan Kaçınılması Gereken Kelimeler ve Deyimler sayfasına bakabilirsiniz. “Özgür yazılım” kavramının birçok dile çevirisini içeren bir listemiz de var.

Bu ölçütler nasıl yorumlanmalı
Son olarak, özgür yazılım tanımında belirtilen kıstaslar gibi açıklamaların dikkatli çevrilmesi gerektiğine dikkat çekmek istiyoruz. Bir yazılım lisansının ögür yazılım lisansı olup olmadığna karar vermek için onu kesin kelimelerle olduğu gibi ruhunun da uyup olmadığını da belirliyoruz. Eğer bir yazılım lisansı, mantıksız kısıtlamalar içeriyorsa ve bu durumu buradaki kıstaslar içinde açıklamadıysak bile, bu lisansı reddederiz. Bazen, bir lisansın kabul edilebilir olup olmadığına karar verirken, lisans gereksinimleri, kapsamlı düşünmeyi ya da bir avukatla görüşmeyi gerektiren konuları içerebiliyor. Yeni bir konu hakkında bir sonuca vardığımızda, mevcut lisansların neyi sınırladığını ya da sınırlamadığını açıkça belirtmek için bu kıstaslar sıklıkla güncelliyoruz.

Özgür lisanslarla ilgili yardım al
Eğer bir lisansın, söz ettiğimiz kıstasları sağlayıp sağlamadığıyla ilgileniyorsanız, lisansların listesi sayfasına bakın. Eğer ilgili olduğunuz lisans, burada listelenmemişse, tüm merak ettiklerinizi, bize <licensing@gnu.org> adresine eposta yollayarak sorabilirsiniz.

Eğer yeni bir lisans yazmayı düşünüyorsanız, ilk olarak bu adrese yazarak Özgür Yazılım Vakfı ile irtibat kurunuz. Değişik özgür yazılım lisanslarının çoğalması, kullanıcıların lisansları anlayabilmek için daha fazla çaba sarf edeceği anlamına gelir; belki size, gereksinimlerinizi karşılayabilecek mevcut bir Özgür Yazılım lisansı bulmanızda yardımcı olabiliriz.

Eğer bu olanaksızsa ve gerçekten yeni bir lisansa gereksiniminiz varsa, bizim yardımımızla, lisansınızın bir özgür yazılım lisansı olduğunu temin edebilir ve olası uygulama sorunlarından kurtulabilirsiniz.

Yazılımın Yanında
Yazılımın özgür olmasını gerektiren aynı nedenlerden ve kılavuzlar da yazılımın bir etkili parçası olmasından dolayı yazılım kılavuzları da özgür olmalıdır.

Aynı görüşler diğer kullanışlı uygulamalar için de mantıklıdır — yani, öğrenim ve başvuru işleri gibi kullanışlı bilgi sunan işler. Wikipedia en iyi bilinen örnek.

Her hangi bir çalışma özgür olabilir, ve özgür yazılım tanımı da her çeşit çalışmaya uygun özgür kültürel çalışmalar tanımına genişletildi.

Açık Kaynak?
Diğer bir grup, “özgür yazılım” kavramına yakın (ancak aynısı olmayan) “açık kaynak” terimini kullanıyor. Biz, “özgür yazılım” terimini tercih ediyoruz, çünkü bu terimin ücret yerine özgürlüğü simgelediğini bir kere duyduğunuzda, bu terim artık size düşünce özgürlüğünü çağrıştırır. Ancak “açık” kelimesi asla özgürlüğe işaret etmez.

Tarih
Arada sırada Özgür Yazılım Tanımını gözden geçirip düzeltiyoruz. Aşağıda önemli değişikliklerin bir listesini, tam olarak neyin değiştiğini gösteren bağlantılarla birlikte görebilirsiniz.

Sürüm 1.165: Kodtaki nedensiz sıkıntıların 0 nolu özgürlüğü çürütemeyeceği ve 1 ve 3 nolu özgürlüklerin kullanıcıların bu sıkıntıları kaldırmasına olanak sağladığı açıklandı.
Sürüm 1.153: Programı çalıştırma özgürlüğünün, hiçbir şeyin onu çalıştırmaktan alıkoyamayacağı anlamına geldiği açıklandı.
Sürüm 1.141: Hangi kodun özgür olması gerektiği açıklandı.
Sürüm 1.135: Her seferinde 0. özgürlüğün programı istediğiniz gibi çalıştırma özgürlüğü olduğu söylendi.
Sürüm 1.134: 0. Özgürlük programın işlevselliğiyle ilgili bir husus değildir.
Sürüm 1.131: Özgür bir lisansın başka bir programın özgür olmayan lisansıyla uygunluk gerektirmeyebilir.
Sürüm 1.129: Yasa seçimi ve forum tariflerinin seçimi açıkça belirtildi (bu her zaman politikamızdı).
Sürüm 1.122: İhracat denetim gereksinimi, eğer gereksinim kolay değilse gerçek bir sorundur; aksi durumda sadece olası bir sorundur.
Sürüm 1.118: Açıklama: bu sorun değiştirme hakkınızı sınırlıyor, ne değişiklik yaptığınızı değil. Ve değişiklik dediğimiz şey “iyileştirmelerle” sınırlı değildir
Sürüm 1.111: 1.77 sürümü için, yalnızca geçmişe dönük kısıtlamaların kabul edilemez olduğu belirtildi. Telif hakkı sahipleri, her zaman, çalışmanın kullanımı için paralelde başka şekillerde yayınlamaya ilişkin ek izinler verebilir.
Sürüm 1.105: 1 nolu özgürlüğünün kısa bir cümlesinde, (halihazırda 1.80 sürümünde belirtilmiş olan) aslında kendi değiştirilmiş sürümünüzü kendi bilgi işleminiz için kullanmayı içerdiği hakkındaki husus ifade edildi.
Sürüm 1.92: Gizlenmiş kodun kaynak kod olarak değerlendirilemeyeceği açıklandı.
Sürüm 1.90: 3 nolu özgürlüğün kendi değiştirdiğiniz veya geliştirdiğiniz sürümlerin kopyalarını dağıtma hakkı anlamına geldiği, başkasının geliştirme projesinde yer alma hakkı olmadığı açıklandı.
Sürüm 1.89: 3 nolu özgürlük, değiştirilmiş sürümleri özgür yazılım olarak yayınlama hakkını içerir.
Sürüm 1.80: 1 numaralı özgürlük uygulanabilir olmalıdır, yalnızca teorik değil; örn., tivolaştırma olmamalı.
Sürüm 1.77: Tam bir yerini alma olmasa bile, lisansda geriye dönük değişiklikler yapmanın kabuledilebilir olmadığını açıklığa kavuştur.
Sürüm 1.74: Yeterince açık olmayan veya bazı yerlerde sözü geçen ancak heryerde belirtilmemiş olan dört noktanın açıklamaları:
“İyileştirmeler”, lisans hangi türden değiştirilmiş sürümleri yayımlayabileceğinizi önemli bir şekilde kısıtlayabilir anlamına gelmez. 3 numaralı özgürlük yalnızca değişikliklerin değil, aynı zamanda değiştirilmiş sürümlerin de dağıtılmasını içerir.
Varolan modüllerin birleştirilmesi ile, uygun şekilde lisansları olanlar kastedilmiştir.
Dışarı aktarım kontrolleriyle ilgili noktanın neticesini açıkca belirt.
Bir lisans değişikliğini yürüre koymak eski lisansı feshetmeyi meydana getirir.
Sürüm 1.57: “Yazılımın Ötesinde” kısmını ekle.
Sürüm 1.46: Özgürlükte kimin hangi neden için olursa olsun programı çalıştırmasının önemini açıkla.
Sürüm 1.41: Kontrata dayalı lisanslar hakkındaki sözleri açıklığa kavuştur.
Sürüm 1.40: Özgür bir lisansın kendi değişikliklerinizi yaratmak için diğer mevcut özgür lisansları kullanmanıza izin vermesi gerektiğini anlat.
Sürüm 1.39: Bir lisansın, kamusal kullanıma açık koyulan bir yazılımın sürümleri için kaynak kodunu sağlamayı gerekli kılmasının kabul edilebilir olduğunu belirt.
Sürüm 1.31: Bir lisansın, değişikliklerin sahibi olarak sizin kendinizi göstermenizi mecbur kılmasının kabul edilebilir olduğunu belirt.
Sürüm 1.23: Kontrat tabanlı lisanslar hakkındaki olası sorunlara işaret et.
Sürüm 1.16: Çalıştırılabilir dosyaların dağıtılmasının neden önemli olduğunu açıkla.
Sürüm 1.11: Özgür bir lisansın, dağıttığınız sürümlerin bir kopyasını talep durumunda programın sahibine göndermenizi zorunlu kılabileceği belirtildi.
Sürüm numaralarının araları açık, çünkü tanımı veya yorumlamalarını değiştirmeyen başka değişiklikler de var. Örneğin bu liste kenardaki, biçimlendirmedeki, imladaki, noktalamadaki veya sayfanın diğer kısımlarındaki değişiklikleri içermiyor. Eğer yapılan değişikliklerin tam bir listesine gözatmak isterseniz, bunu cvsweb arayüzümüzden yapabilirsiniz.

Dipnotlar
0, 1, 2 ve 3 olarak numaralandırılmaları tarihseldir. 1990’lar civarında üç özgürlük vardı ve 1, 2, ve 3 olarak numaralandırılmışlardı. Daha sonra düşündük ki programı çalıştırma özgürlüğünden ayrıca söz edilmeliydi. Şüphesiz diğer üç özgürlükten daha temeldi,böylece onlardan önce gelmeliydi. Diğerlerini yeniden numaralandırmak yerine, onu 0 nolu özgürlük olarak belirledik.
Çevirmenin notları:
^ “Free” sözcüğü İngilizce’de hem “özgür” hem de “ücretsiz” anlamlarına gelmektedir. Bu nedenden dolayı “free software” hem “özgür yazılım” hem de “ücretsiz yazılım” olarak anlaşılabilir. Bu anlam karışıklığına bir açıklık getirmek amacıyla özgün belgede bu noktada To understand the concept, you should think of “free” as in “free speech,” not as in “free beer” açıklaması getirilmiştir. Biz, İngilizce’de bulunan bu soruna ait bölümü Türkçe çevirisinden tümüyle kaldırmayı uygun bulduk.
^ Tivoization

KÖTÜ AMAÇLI YAZILIM GNU SANATI GNU KİM? SİTE HARİTASI YAZILIM DİZİNİ DONANIM
[FSF logosu]“Özgür Yazılım Vakfı (FSF [Free Software Foundation]), bilgisayar kullanıcısı özgürlüğünü desteklemek için dünya çapında bir misyon ile kâr amacı gütmeyen bir kuruluştur. Tüm yazılım kullanıcılarının haklarını savunuyoruz.”

https://www.gnu.org/philosophy/free-sw.tr.html

Açık ve Kapalı Kaynak Kod

İŞLETIM SISTEMLERI VE UYGULAMALARI AÇIK VE KAPALI KAYNAK YAZILIMLAR
Açık ve Kapalı Kaynak Yazılımlar
Açık kaynak kodlu işletim sistemlerinin kodları yayınlanır ve kullanıcılar üstünde değişiklik yapabilir.Bu işletim sistemleri kar amacı gütmez. Ücretsiz dağıtılır.
=> Örnek: Linux, Android

=> Lisanslı işletim sistemlerinde program kodları gizli tutulur. Kullanıcılar yasal yollarla üstünde değişiklik yapamaz. Bu işletim sistemleri kar amacı güder. Ücretli dağıtılır yada hiç dağıtılmaz.
=> Örnek: Windows , Mac OS
Açık ve Kapalı Kaynak Yazılımlarının Avantajları ve Dezavantajları
KAPALI KAYNAK KODLU İŞLETİM SİSTEMLERİ KODLU İŞLETİM SİSTEMLERİ
AÇIK KAYNAK KODLU İŞLETİM SİSTEMLERİ (PARDUS Dahil)
Microsoft Office
Openoffice
MS Word
OO – Writer (Kelime İşlemci)
MS Excel
OO – Calculator (Hesap Tablosu)
MS Powerpoint
OO – Impress (Sunum)
MS Access
OO – Database
MS Internet Explorer
Mozilla Firefox
MS Outlook
Konqueror
MS Outlook Express
Kontact, KOffice
MSN Messenger
Mozilla Thunderbird
Yahoo Messenger
Kopete, Gaim, aMSN
ICQ
Kopete, Gaim
Adobe Acrobat Reader
KpdfAdobe Sitesi’nden Linux sürümü
Writer
Kate
Nero
Kwrite
Adobe Photoshop
K3b
MS PublisherAdobe In DesignQuark Xpress
Gimp
Media Player
Scribus

AÇIK VE KAPALI KAYNAK YAZILIMLARIN AVANTAJLARI
Kodlar herkese açık olduğu için kullanıcı kendi isteğine göre değiştirip geliştirebilir.Yani yazılımı özgürce değiştirme hakkı verir.
Grafik kullanan uygulamaların daha performanslı çalışmasını sağlar.
Geliştirdiğimiz yazılımı satıp maddi kazanç elde edebiliriz.
bilgisayarımızın daha hızlı çalışmasını ve uygulamaların daha hızlı çalışmasını sağlar.
Ücretsiz olması en büyük avantajdır.
Görsel yönden gelişmiştir.
Virüs yok denecek kadar azdır.
Kullanımı kolaydır.
İhtiyaç duyduğu donanı açısından da çok ucuzdur
Kodlar kapalı olduğu için güvenilirdir

AÇIK VE KAPALI KAYNAK YAZILIMLARIN DEZAVANTAJ
Çok kapsamlı testlerden geçmemiş olması her an bir güvenlik oluşma ihtimali vardır.
Kodları kapalı olduğu için gelişime izin verilmiyor.Kullanıcın gelişimi izin verildiği ölçüde mümkündür.Yani tüketici hep tüketici olarak kalıyor.Üretici olmasına izin verilmiyor.
Henüz tüm ihtiyaçlara tam olarak cevap verememesi bir çok kullanıcının bu tarz işletim sistemlerine güvenini azaltmıştır
Ücretlidir.
Tecrübeli olmayanlar için kullanımı zordur.
Sistem çalışırken arka planda kullanıcıdan gizli işlemler gerçekleşebilir.
—————————————————————————————————————————————-
Açık Kaynak ve Kapalı Kaynak Kodlu Yazılımlar

Açık Kaynak Kodlu Yazılım
Açık kaynak kodlu yazılım, kaynak kodu isteyen herkese açık olan yazılımlardır. Bu tür yazılımların ayırt edici özelliği kullanıcıya yazılımı değiştirme özgürlüğü sağlamasıdır.Ücretsiz olup, açık kodlu olduğundan dolayı herkes tarafından geliştirilebilir. Açık kaynak kodlu yazılımlar;
– uyarlanabilir,
– sağlam,
– hızlı,
– güvenlidir,
– yeni bir yazılım üretme biçimi, yeni iş modelleri sunmaktadır.
En iyi bilinen açık kaynak kodlu yazılımlar; Linux, Open Office, GNU, Debian‘dır.Açık kaynaklı yazılımlar; cep telefonu, saat gibi gömülü sistemlerden, süper bilgisayarlara, ev kullanıcılarından KOBİ’lere, kamu kurumlarından her türden okullara, tüm kurum ve bireylerin rahatça kullanabileceği, gereksinimlere göre basitleştirilebilen, sağlamlaştırılabilen, güçlendirilebilen yazılımlardır.
Kapalı Kaynak Kodlu Yazılım
Kullanılan birçok kapalı kaynak sistemleri vardır. Microsoft Windows ve Apple OS X işletim sistemleri kapalı kaynak, ve her iki platformda kişisel, sunucu ve mobil dahil olmak üzere bilgisayar bağlamlarda, çeşitli yazılım sağlarlar. Açık kaynak alternatifleri artıyor olmasına rağmen, kişisel bilgisayarlar, özellikle masaüstü bilgisayarlar, üzerinde en çok kullanılan işletim sistemleri, kapalı kaynak olma eğilimindedir.Geliştirilme şansı yoktur, ücretlidir.
Farklılıklar
Kaynak koduna erişim olması; açık ve kapalı kaynak sistemleri arasındaki tek fark değildir. Kapalı kaynak kodlu işletim sistemleri genellikle şirketler tarafından geliştirilen ve sadece organizasyon içinde insanlar tarafından üzerinde çalışmış olsa da, açık kaynak sistemleri geniş topluluklar tarafından geliştirilen olma eğilimindedir. Açık kaynak programları görebilir koduna sahip olduğundan, yazılım kullanıcıların ve tüketicilerin hataları tanımlamak ve hatta bunları düzeltmek mümkün. Bu nedenle, açık kaynak sistemleri genellikle daha düzenli kapalı kaynak kodlu sistemlere göre güncellenir.Açık kaynak kod yazılımlar, her alanda çözümler sunarak, kapalı kod yazılımlara karşı tüketiciye seçenekler sunmaktadır.


Açık Kaynak Neden Daha Güvenli?
17 HAZIRAN 2010
Açık kaynak yazılım (open-source software) veya açık kaynak kodlu yazılım, kaynak kodu isteyen herkese açık olan yazılımlardır. Bu tür yazılımların ayırt edici özelliği kullanıcıya değiştirme özgürlüğü sağlamasıdır. Açık kaynak kodlu yazılımlar, uyarlanabilir, sağlam, hızlı ve güvenlidir. Açık kaynak kod dünyası, yeni bir yazılım üretme biçimi, yeni iş modelleri sunmaktadır. Programcılar yazılımları geliştirirken kullandıkları programlama dilleriyle kaynak dosyaları oluştururlar. Daha sonra derlemeli dillerde (C, C++, Java, Pascal) bu dosyayı derleyerek çalıştırılabilir hale çevirirler. Açık kaynaklı yazılım savunucuları her üretilen ve dağıtılan programla birlikte kaynak kodunun da dağıtılmasını savunurlar. Bu sayede geliştirme esnasında ve ilerde yeni sürümlerin ortaya çıkması esnasında daha çok sayıda gözün süzgecinden geçmiş daha kaliteli bir yazılım çıktığını düşünürler. En iyi bilinen açık kaynak kodlu yazılımlar: Ø Linux, Ø Open Office, Ø GNU, Ø Debian’dır.

Bilgisayar güvenliği için sayılabilecek pek çok önlem arasında en önemlisi hiç şüphesiz açık kaynak yazılım kullanmak. Eğer açık kaynak bir işletim sistemi ve üzerinde de mümkün olduğunca açık kaynak yazılım kullanmıyorsanız, alacağınız diğer önlemlerin sizi nereye kadar koruyacağı bir hayli tartışmalı hale gelir.

Eğer kaynak kodları kapalı bir yazılım kullanıyorsanız, yazılımın sıradan işlevinin dışında, arka planda ne yaptığını bilmeniz doğal olarak mümkün değil. Yazılımın içine size zarar verebilecek, bilgilerinizi çalıp başka bir yere gönderebilecek, yazılım üzerinde hakimiyet kurmanızı engelleyecek kodlar ve algoritmaların eklenip eklenmediğinin garantisini kimse veremez. Böyle durumlar halihazırda zaten yaşanmakta. Pek çok kapalı kaynak kodlu yazılımın içinde bulunan kodlar sayesinde belirli bir süre sonunda yazılımın lisans süresi sona ermekte ve sizi yeni lisans satın almaya zorlamakta.

Linux’ta ise açık kaynak yazılımlar kullandığımız için böyle bir durum mümkün değil. Yine GPL, BSD gibi lisanslara sahip olmayan açık kaynak yazılımlar olsa bile bunların içinde bu tür komutlar bulundurulamıyor.

Başka bir örnek verecek olursak, yine kaynak kodu kapalı yazılımlarda, yazılımın üreticisi bir güncelleme ile elinizdeki yazılıma müdahale edebiliyor ve siz de bunun farkında olmuyorsunuz. Geçtiğimiz yıllarda Çin’de, korsan Windows kullanan pek çok insanın bilgisayarında bir güncelleme sonucu bilgisayarları her açıldığında ekranda kısa süreliğine de olsa bir bug görünüyordu. Microsoft, böylece korsan Windows kullanıcılarının önünü bir güncelleme ile kesmeye çalışmıştı. Tabii, ne Windows’un ne de söz konusu güncellemenin kaynak kodları bilinmediği için kurulmuştu. Bu belki korsana karşı bir önlemdi ama başka amaçlar için de aynı şeyin yapılmayacağını /yapılmadığını nereden bilebiliriz?

Bir örnek daha verelim: Windows 7 ilk çıktığında “Windows 7’ye arka kapılar (backdoor) eklendiği ve kullanıcının bilgilerini gizlice Microsoft’a gönderdiği” iddiası ortaya atıldı. Microsoft ise böyle bir şeyin olmadığını belirtti. Elbette kaynak kodları bilinmeden, elde bir kanıt olmadan böyle iddiaları ortaya atmak iftira atmaktan başka bir şey olamaz belki fakat yine de bu iddiaların gerçek olmadığını, kaynak kodlarını göremediğimiz için kanıtlayamıyoruz. Microsoft, kaynak kodlarını göstermediği sürece bundan emin olamayız, sadece şirketin sözüne inanarak hareket edebiliriz. Şirketin sözüne güvenip güvenmemek ise kullanıcının kendi tercihine kalmıştır.

Sadece Windows’tan örnek vermiş olsak da bu durumun sadece Microsoft’un ürettiği yazılımlarla sınırlı olduğunu söyleyemeyiz. Bütün kapalı kodlu yazılımlar için aynı derecede şüphelenmemiz gerekiyor. Bu yazılımları geliştirenlerin bu şüphelerin bir temelinin olmadığını kanıtlamaları için kodları göstermekten başka bilinen bir yolları yok. Çünkü bu durum biraz yediğiniz pastaya benziyor. Satın aldığınız pastanın tadına ve görünümüne bakarak içindeki hangi malzemelerin bulunduğunu ve bu pastanın ne şekilde yapıldığını sadece tahmin edebilirsiniz, tarifi bilmezsiniz. Açık kaynak yazılımları ise tarifiyle birlikte dağıtılan bir pasta gibi düşünebilir, ne şekilde yapıldığını ve hangi malzemelerin kullanıldığını görebilir, içinde sağlığınıza zararlı bir şeyin bulunmadığına emin olabilir, aynısını ya da farklı biçimlerini evde deneyebilirsiniz.

Bu nedenle açık kaynak işletim sistemi ve diğer yazılımları kullanarak sistemin sizi arkadan vurmadığını kendiniz görebilirsiniz. Eğer kaynak kodlardan bir şey anlamıyorsanız bu sorun değil, dünyanın dört bir yanındaki binlerce yazılım geliştiricisi bu kodları anlıyor. Diyelim ki birisi Linux’ta kullanıcıya zarar verecek bir kod ekledi, hiç sorun değil. Dünyanın her yerindeki yazılım geliştiricileri bunu görüp, “Neden ekledin bu kodu, senin derdin ne?” diye sorabilir. Söz konusu durum hemen düzeltilebilir. Örneğin, geçtiğimiz yıllarda Mozilla Firefox’un Vietnam dilindeki sürümünün içine zararlı yazılım eklendiği fark edildi. Eğer Mozilla Firefox, kapalı kaynak bir yazılım olsaydı bunu kimse fark edemeyecek ve sadece bunu yapan kişi bilecek, yazılımı kullanan insanlar bundan zarar göreceklerdi. Fakat Mozilla Firefox, açık kaynak olduğu için durum hemen fark edildi ve sorun düzeltildi..
Açık Kaynak Kodlu Yazılım Nedir?
Bazı ev kullanıcıları, bilgisayar korsanları ve meraklılar çoktan Linux ya da başka bir açık kaynak kodlu yazılıma geçerken, kurumsal kullanıcılar bu konuda biraz daha çekingen davranıyorlar. Açık kaynak kodlu yazılım tam olarak nedir? Lisanslama ve teknik destek konusunda bilinmesi gereken önemli noktalar nelerdir? Bu yazıda bu ve bunun gibi pek çok soruya cevap bulacaksınız.
Kapalı Kaynak Kodlu Yazılım Nedir?
Kapalı kaynak, kaynak kodu açıklanmamış bilgisayar programları için kullanılan genel bir tabirdir.
Bilgisayar yazılımlarını oluştururken kullanılan kod bütününe kaynak kodu denir. Genellikle bu kod, programın içinde gizlenmiş durumdadır. Programcılar eğer bu kodu paylaşmak istemezlerse kodu saklarlar. Bu tür yazılımlara kapalı kaynak kodlu yazılımlar denir. Kapalı kaynak kodlu yazılımlar, çoğunlukla paylaşma, değiştirme ve tersine mühendislik gibi işlemlere izin vermeyen lisanslara sahiptir.Açık kaynak kodlu yazılımın ne demek olduğunu anlamak için, öncelikle bilindik kapalı kaynak kodlu yazılımların nasıl çalıştığını incelemeliyiz. Mutlaka Windows XP, Office XP yada Adobe Photoshop ya da benzeri bir program kullanmışsınızdır. Bunların hepsi kapalı kaynak kodlu yazılımlara örnek.
Bütün bildiğiniz programlar başlangıçta yazıdan oluşan bir kaynak koduna sahiptirler. Onlarca, belki de yüzlerce bilgisayar programcısı bu kaynak kodunu yazıp sonra da daha hızlı çalışan makina dili ya da ikili (binary) sürüm haline getirmek için bu kodları derlerler (compile). Bu ikili dosyalar Windows XP ya da Office XP aldığınızda size verilen CD’lerde bulunur.
Bu işlemi fırından ekmek almaya benzetebilirsiniz. Fırıncı çeşitli hamur işi yiyecekler için tariflere sahiptir. Siz fırına girer belli bir ücret öder ve istediğiniz ürünü alırsınız. Fakat aldığınız şey ekmektir kesinlikle tarif yanında gelmez.
Açık Kaynak Kodu Nedir?
Açık kaynak, bir bilgisayar yazılımının makina diline dönüştürülüp kullanımından önceki, programcılar tarafından okunur, anlaşılır, yeni amaçlara uygun değiştirilebilir hâlinin gizli tutulmayıp açık, yani okunabilir hâlde kamuyla paylaşılıyor olmasına verilen isimdir.
Tekrar fırın örneğimize dönelim. Ekmek alırken fırıncının size birde tarif verdiğini düşünün – Açık Kaynak Kodlu yazılımla durum tam bu şekilde oluyor. Asıl kaynak kodunu almanın yanında bunun üstünde değişiklik yapma hakkına da sahip oluyorsunuz. Ek olarak ürününüzü satabilirsiniz fakat kaynak kodunu açık olarak vermeniz şartıyla. Böylece başka biri de sizin programınızı değiştirebiliyor.
Açık Kaynak Kodlu yazılımların her zaman bedava olması gerekiyormuş gibi yanlış bir anlama var. Genellikle bedava (free) kelimesi, kodu görüp değiştirebilirsiniz anlamında kullanılıyor. Programları internetten bedavaya indirebileceğiniz gibi bazı insanlar kutulu ürünle birlikte CD, kullanım kitapları ve teknik destek almayı seçiyorlar. Kutulu ürün almak, hızlı internet bağlantısı olmayanların sorunlarına çözüm bulma sıkıntısıdan ve teknik destekten yararlanabilecek olmanın verdiği rahatlığı tatmak için tercih ediliyor.

Lisans Masrafları
BİREYSEL KULLANICILAR
Masraflar son kullanıcılardan saklandığı için, bireysel kullanıcıların yazılım lisans masraflarından korkmalarına gerek yok. Örneğin bugünlerde yeni bir Dell marka bilgisayar aldığınızda %100 ihtimalle Windows XP önceden yüklenmiş olarak gelecek. Lisans masrafı fiyatın içine dahil edilmiş olduğundan, çoğu kullanıcı zorunlu “Microsoft Vergisinden” haberdar değil. Eğer sisteminizi biçimlendirip (format) bir daha Windows kullanmasanız da, gizli lisans ücretini ödemek zorunda bırakılıyorsunuz.
KURUMSAL KULLANICILAR
İş yerleri açısından baktığımızda lisanslama ve buna bağlı olan masraflar çok daha karmaşık bir hal alıyor. Sırf lisanslama kurallarına uymak için tam zamanlı eleman çalıştıran büyük firmalar var. Eğer bir ev kullanıcısıysanız basit bir lisanslama işinin neden bu kadar büyütüldüğüne bir anlam vermezsiniz. Olayın daha derinine bakalım.
Her hangi bir ofiste çalışan bir PC’yi ele alalım. Bu bilgisayar satın alındığında, büyük ihtimalle Windows ve bu yazılım için olan hologramlı lisansıyla birlikte gelecektir. Lisans kurallarıyla uyumluluğu sağlamak için ne kadar bilgisayarınız varsa o kadar hologramlı lisansınız olması gerekiyor. Örnek vermek gerekirse, on adet dizüstü bilgisayarınız varsa ve buna karşılık on adet de Windows XP hologramlı lisansınız varsa sorun yok demektir.
Peki bu bilgisayarları yükseltmek (upgrade) yada yenilemek isterseniz ne olacak? Microsoft, genellikle bu işler için, yeni bir yazılım ve ona uygun hologramla gelen, yükseltme lisansı sunuyor. Bu yeni hologramı kullanabilmeniz için eski hologramlarınızın da elinizde duruyor olması gerekli. Şimdiye kadar çok karmaşık olduğu söylenemez, fakat olaya birde sunucu tarafından bakalım.
Tabii ki sunucu lisansıyla birlikte gelen sunucu işletim sistemini satın almanız gerekiyor. Örnek olarak Windows 2003 Server’a bakacak olursak, CDW.com’da 689$ civarı bir fiyata sahip. Bir sunucu, kendine bağlanan bilgisayarlar olmadan pek bir işe yaramaz ve bu bağlantılar için de lisans almanız gerekiyor. Bunlara Client Access Licences (İstemci Erişim Lisansı) ya da CAL deniyor.
Her bir CAL yaklaşık olarak 27$ gibi bir fiyata lisanslanır ve bu parayı istemci bilgisayarın işletim sisteminin üstüne ödemeniz gerekir. Yani Windows XP Pro için ödediğiniz 270$’ın üstüne ek olarak, şirketin sunucusuna bağlanmanız için 27$ daha vermelisiniz. Bütün bunlardan başka, lisans kurallarına uyumlu olmanız için bütün bu hologramları da saklamanız gerekiyor.
Bu lisans fiyatları, eğer büyük bir firmaysanız ciddi anlamda düşürülebiliyor. Microsoft ve diğer yazılım firmaları çoklu lisanslamalar için özel seçenekler sunuyorlar. Ayrıca eğitim kurumları Microsoft yazılımlarını ucuza alabiliyorlar (nispeten ucuza).
Açık Kaynak Kodlu Yazılımlar İçin Lisans Masrafları
Açık kaynak kodlu yazılımlarla lisans masraflarını sıfıra indirebilirsiniz. Gentoo, Slackware ya da Fedora gibi linux dağıtımlarını yüklemek için yapmanız gereken sadece internetten indirmek, CD’ye yazmak ve kurmak. Eğer bir kurum teknik açıdan yeterliyse, açık kaynak kodlu yazılımlara geçmekle hem zaman açısından hem de para açısından inanılmaz kazanç sağlayabilir.
Yakın zamanda, Linux dağıtımlarının teknik destek ve bakım anlaşmaları sunması konusunda bir patlama yaşadık. Bazı durumlarda parasal açıdan olan masraflar Windows’unkine benzeyebiliyor. Örnek olarak, bakım anlaşması içinde ve beş iş istasyonu için olan SUSE Linux masaüstü dağıtımı 598$. SUSE Enterprise Sever 8 bir senelik destek anlaşmasıyla 999$.
Teknik Destek
Kapalı kaynak kodlu yazılımı savunanlar genellikle, açık kaynak kodlu yazılımların teknik desteğinin zor bulunduğunu söylerler. Hiç bir şey ortada olan gerçekleri değiştiremez. Eğer SUSE ya da Red Hat gibi bir linux işletim sistemi aldıysanız, aynı Windows aldığınızda olduğu gibi size destek alabileceğiniz eposta/telefon numaraları veriliyor.
Bir başka iddia ise, Açık kaynak kodlu yazılımların destek belgeleri, internet üzerinde yayılmış bir halde bulunduğu ve bunların ortak bir yerde toplanmadığıdır. Buna karşılık Windows’un TechNet bilgi bankasında teknik destek belgeleri bir yerde toplanmış durumda, fakat genelde tam değiller. Sorununuzla ilgili mantıklı kelimelerle yapacağınız Google araması genellikle bütün sorunlarınıza çözüm olacaktır, Windows ya da Linux fark etmez.
Bazı firmalar yazılımlarının sınırlarını zorlarlar. Windows’la çalışan bir saha danışmanı olarak, TechNet’te can sıkıcı “Böyle bir sorun olduğunu biliyoruz, fakat henüz çözümü yok.” mesajlarıyla çok karşılaştım. Outlook 2002 PST’sinin 2 GB’lik dosya boyutu sınırı bunun en güzel örneklerinden biri. PST dosyası bütün Outlook bilgilerinizi içinde barındırır ve siz e-posta alıp gönderdikçe hızlı bir şekilde büyür. Bütün yazışmalarını, PST dosyası en sonunda patlayana kadar saklayan pek çok kullanıcı var. Bu konuda bazı çalışmalar yapıldı ama hiç bir zaman kesin çözüm yaratılamadı. Outlook kapalı kaynak kodlu bir yazılım olduğundan sorunu çözmek için üreticiyi beklemekten başka bir şansımızda ne yazık ki yok.
Açık kaynak kodlu yazılımları, satın aldığınızda gelen ilk sınırlarının ötesine zorlayabilirsiniz. Eğer Outlook açık kaynak kodlu bir yazılım olsaydı, 2 GB dosya boyutu sınırı sorununu Microsoft’u beklemeden çözebilecektik. Kaynak kodu sizin onu değiştirebilirsiniz. Tabii ki bu işlem size bir miktar masraf çıkaracaktır fakat en azından sınırlarınızı kendiniz koyabilirsiniz.
Sonuç
Açık kaynak kodlu yazılımlara geçmek bazı firmalar açısından çekici olabilir. Lisans işleriyle uğraşmak zorunda olmayan IT elemanları daha önemli işler yapmak için zaman bulabilirler. Bazı durumlarda bilgili teknik elemanlar sayesinde lisans masraflarını sıfıra bile indirebilirsiniz.
Kurumsal teknik destek ya da bakım anlaşması isteyen firmalar ise, SUSE ve Red Hat gibi ticari Linux dağıtımlarından yararlanabilirler. Son olarak, kaynak kodunu incelemek ve değiştirmek, açık kaynak kodlu yazılımlara geçmek için en iyi nedenlerden biri. Yazılım üreticisinin sorunu çözmesini beklemek zorunda değilsiniz, doğrudan kendi çözümünüzü kendiniz yaratabilirsiniz!
Kaynak : BiLTeC’den alınmış olup tomshar

Açık ve Kapalı Kaynak Kodlu Yazılımların Avantaj ve Dezavantajları
Açık Kaynak Kodlu Yazılım
1)Kaynak kodu isteyen herkese açık olan yazılımdır.
2)Bu yazılımın en büyük avantajlarından biri kullanıcıya yazılımı değiştirme ve geliştirebilme imkanı tanımasıdır.
3)Açık kaynak kodlu yazılım uyarlanabilir , hızlı , sağlam ve güvenilirdir.
4)Güvenilirdir.Çünkü kaynak kodunun herkese açık olması kodu yazan kişilerin daha özenli olmasına neden olmuştur.
5)Bir diğer avantajı sistem çalışırken arka planda kullanıcıdan gizli işlemlerin gerçekleşmemesidir.
6)Düşük maliyete sahiptir.
7)Açık kaynak kodlu yazılım devamlıdır. Yani bu kodu yazan kişiler geliştirmeyi veya yazmayı bırakırsa bir başka kişi onun bıraktığı yerden kodu geliştirmeye devam edebilir.
8)Bu kod esnek bir yapıya sahiptir. Bu özelliği ile her kullanıcı kodu kendi ihtiyacına göre değiştirebilir ve geliştirebilir.
9)Bu yazılımın kodları açık olduğundan herhangi bir hata durumunda düzeltmek ve güncellemek mümkündür.
10)Bu yazılımlardan bazıları şunlardır; Linux , Open Office , GNU , Debian , Ubuntu , Open SUSE…
11)Dezavantajına Linux işletim sistemiyle örnek verirsek; Linux bir çok kişi tarafından kullanılan bir işletim sistemidir. Linux’a herkesin serbest ve kolay bir şekilde ulaşması insanların bu işletim sistemine güvenmemesine neden olmuştur. Linux’u geliştiren kişilerin ticari kaygı gütmemesi bazı ticari yazılımların linux üzerinde gelişmemesine neden olmuştur.
Kapalı Kaynak Kodlu Yazılım
1)Adından da anlaşılacağı gibi kaynak kodunu göstermeyen yazılımdır.
2)Bu yazılımı geliştirmek sadece sahibinin elindedir. Yani kullanıcılar bu yazılımı beğenmediği durumlarda değiştirme imkanı yokyur.Bu yüzden esnek değildir.
3)Dezavantajlarından biri kodu kapalı olduğundan kullanıcı tarafından bazı hataları tanımlamak mümkün değildir.
4)Kodunun kapalı olması güvenlik açısından sorun oluşturmaktadır.Yani insanlar içeriğini bilmediği bir yazılım kullanmaktadır.Tıpkı hazır aldığımız bir yiyiceğin içinde ne olduğunu bilmeden tükettiğimiz gibi.
5)Avantajlarıdan biri rekabet riskini en aza indirmiş olmasıdır.
6)Bu yazılımların bazıları şunlardır ; Media Player , Photoshop…

Öğretmenler İnterneti Niçin Kullanmalıdır

Günümüzde internet ve internete dayalı teknolojilerin kişinin yaşamındaki etkisi gittikçe artıyor. Yakın geçmişte daha fazla zaman ve emek harcadığımız pek çok davranışı, artık internet uygulamaları yoluyla daha kısa zamanda ve daha az emekle gerçekleştirebiliyoruz.

Her geçen gün bu internet uygulamaları ve teknolojileri gelişiyor ve artıyor. Buna bağlı olarak da bireyin yaşamı ve davranışları değişiyor. Bu değişim beraberinde bireyin yaşamını kolaylaştırabildiği gibi güçlüklere ve sorunlara da yol açabiliyor. Günümüzde internetin ve uygulamalarının insan hayatına katkılarının yanı sıra olumsuzlukları hakkında da çok sıklıkla haberler duyuyoruz. Bu nedenle insanların, internet ve onun uygulamalarından yararlanırken bilinçli davranmaları, olumsuz yönleri hakkında farkındalık geliştirmeleri, sağlıklı kullanıcı davranışları sergilemeleri çok önemli.

İNTERNET EĞİTİMDE TEMEL BİR İHTİYACA DÖNÜŞTÜ
İnternet ve teknolojisi bireylerin yaşamında değişimle birlikte eğitim hizmetlerinde de gelişmelere ve değişmelere yol açtı. Eğitim kurumları faaliyetlerini internet uygulamalarından yararlanarak daha etkin, verimli ve farklı biçimlerde gerçekleşebiliyor. Ayrıca, internetten ve internete dayalı teknolojilerden öğretmen ve öğrencilerinin etkin yararlanabilmeleri için yatırımlar yapılıyor ve sağlanılan olanaklar her geçen gün artıyor. Dolayısıyla, günümüzde eğitim hizmetlerinde internetin ve internet teknolojilerinin sağladığı olanaklar bireylerin eğitim ihtiyaçların karşılanmasında temel bir araç haline dönüştü.

ÖĞRENCİLER OKULDA İNTERNETİ NASIL ETKİN KULLANIR?
Okullarda öğretmenler internetin sağladığı olanakları öğrenme sürecinde kullanabiliyor. Öğretmenler ders etkinliklerinin bir parçası olarak veya desteklemek için öğrencilerin internetten bilgiye erişerek kullanmalarını, araştırmalar yapmalarını ve internete dayalı uygulamaları kullanarak kendi ürünlerini oluşturabilmelerini isteyebiliyor. Bu gibi yönleriyle internet ve internete dayalı uygulamalar; öğrencilerin öğrenmelerini destekleyici, geliştirici, öğrenme kanallarını çeşitlendirici, bilgiye ulaşmaları, deneyimlemeleri, araştırıcı davranışlar sergileyebilmeleri, merak ihtiyaçlarını gidermeleri, yaratıcılıklarını kullanabilmeleri, kendi fikirlerini ve ürünlerini geliştirebilmeleri, ayrıca pek çok ürün ve materyali de inceleyebilmelerine olanak sağlıyor.

Öğrenciler, öğrenme konusu içeriğiyle ilgili her türlü bilgiye internetten erişebiliyor. Bu içerikler onların öğrenmelerini kolaylaştırıcı, gerektiğinde tekrar edebilmelerini sağlayarak pekiştirici olabiliyor. Öğrencilerin bilgiyi gerektiğinde araştırarak erişmeleri onların araştırıcı, sorgulayıcı davranmalarını da geliştiriyor. Bazen de ders içeriğiyle ilgili kendi görsel-işitsel ve hareketli materyallerini üreterek paylaşabiliyorlar.

İNTERNET SINIRSIZ OLANAKLARA SAHİP BİR ARAÇ
Bu gibi sınırsız olanaklarla internet; öğrencilerin fiziksel, bilişsel ve psiko-sosyal gibi her yönden gelişmelerine katkı sağlayıcı bir işleve sahip olmakla birlikte, bir yönden de öğrencilerin gelişmelerini engelleyebiliyor, sınırlandırabiliyor. İstenmeyen öğrenmelere ve davranışlara yol açabiliyor. Örneğin, bir öğrenci doğru bilgiye nereden nasıl ulaşacağı konusunda bilgi sahibi olmadığında, zamanını etkin bir biçimde yönetemiyorken, belki de zamanının büyük çoğunluğunu bilgi aramak için harcayabiliyor. Bazen de internetin sağladığı bu geniş bilgi deposu ve her şeye erişebilir olmak, onun günlük yaşamında yapması gereken davranışlarını erteleyerek, aşırı biçimde internet kullanımlarına neden olabiliyor. Ya da bilginin internette var olduğu veya var olabileceği düşüncesi, onları bilgiyi öğrenmekten alıkoyabiliyor, bilgiyi hazır bir biçimde alarak kendi düşüncelerini gözardı etmelerini, olaylara farklı bakış açıları geliştirmelerini engelleyebiliyor. Bu nedenle, öğrencilerin internet ve internet uygulamalarıyla ilgili kullanımlarında doğru bilgiye nereden ve nasıl ulaşacaklarını, bu bilgileri nasıl kullanacaklarını bilmeleri, farkında olmaları ve böylece bilinçli ve sağlıklı internet kullanıcıları olmaları oldukça önemli. Bu açıdan, özellikle okulda öğretmenlerin, internetin kullanımında ve öğrencileri yönlendirirken dikkatli olmalı ve rehberlik etmeliler.

ÖĞRETMENLER OKULDA İNTERNETİ NASIL ETKİN KULLANMALI?
Öğretmenler interneti, öğrencilerin derslerine katkı sağlayıcı, destekleyici bir araç ve ortam olarak görmeleri, onları bu doğrultuda yönlendirmeleri ve sağlıklı kullanıcılar olmalarını sağlamaları gerekiyor. Öğretmenlerin öğretme-öğrenme etkinliklerinde kendisinin yanı sıra görsel, işitsel ve hareketli görüntüler içeren çoklu ders materyallerinden yararlanmaları öğrencilerin etkin öğrenmelerini kolaylaştırabiliyor.

Öğretmenler, öğrencilere yönelik internet ve internet uygulamalarından yararlanarak;
1- Kendi ders materyallerini geliştirebilir,
2- Diğer eğitimciler tarafından geliştirilen materyalleri derslerinde kullanabilir,
3- Öğrencilerin öğrenmesini pekiştirmek için onlarla paylaşabilir,
4- Gerektiğinde öğrencilerin kendi materyallerini geliştirmelerine olanak sağlayabilir,
6- Onlara rehberlik yapabilir.

Öğretmenler, kendilerine yönelik internet ve internet uygulamalarından yararlanarak;
1- Öğrencilerin ders içerikleriyle ilgili doğru bilgiye ulaşmalarını sağlayabilir,
2- Önceden hazırlık yapabilir,
3- Tekrar yaparak öğrendiklerini pekiştirmeleri için öğrencilerin uygun internet ortamlarına yönelmelerine yardım edebilir,
4- Öğrencilerin bilgiyi hazır biçimde kullanma kolaylığına kaçmalarını engelleyebilir.

Öğretmenlerin hedefi; internet ortamının sağladığı olanaklardan öğrenme-öğretme süreçlerinde yararlanmak, internet teknolojilerini etkili öğrenme yaşantıları için bir araç olarak kullanmak olmalı. Öğrencilerini de bilinçli ve sağlıklı birer internet kullanıcısı olmaya yönlendirmeliler.

Prof. Dr. A. Aykut CEYHAN – Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı

TÜBİTAK projesi nasıl yazılır

PRODİS üzerinden yeni proje başvurusu oluşturduğunuzda sistem aslında size adım adım yol gösteriyor. Ancak yine de dikkat etmeniz gereken bazı önemli noktalar bulunuyor.

Proje başvurusunda öncelikle proje adı, kuruluş bilgileri, proje yürütücüsü, proje danışmanı gibi bazı temel bilgiler istenir. Burada en önemli kısım proje adı bölümüdür. Projenize vereceğiniz isim projenin genelini özetleyecek ilgi çekici bir başlık olmalıdır. Proje adını, projeyi yazmadan önce belirleyebileceğiniz gibi diğer adımları tamamladıktan sonra da girebilirsiniz.

Sonraki adımda kuruluş personel dağılımı ve kuruluğun diğer Ar-Ge projelerinin girilmesi istenir. Personel dağılımında lise, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunu personel sayılarının ayrı ayrı girilmelidir. Diğer Ar-Ge projeleri bölümüne ise TÜBİTAK, KOSGEB, Kalkınma Ajansları gibi kurumlardan aldığınız diğer destekleri girebilirsiniz.


Proje özeti bölümünü başlığın daha uzun ve daha açıklayıcı hali olarak düşünebilirsiniz. Bu bölümde belirlenen harf limitinde projeyi özetlemeniz istenir. Bu kısım proje adından sonra dikkat çekecek ikinci önemli noktadır.

Projenin kısa tanıtımı bölümünde projenin başlatılma gerekçesi, amacı, yenilikçi yönleri, özgün katkılar, ekonomik ve ulusal kazanımlar kısımları doldurulmalıdır. Bu kısımları doldurmadan önce başvuru yaptığınız destek programının amaç ve kapsamını dikkatlice okumalısınız. Projenizin amacı ve yenilikçi yönleri ilgili destek programındaki tanımlarla örtüşmelidir. Örneğin; destek programında yeni bir ürün üretilmesi ve mevcut ürünlerin geliştirilmesi kapsama alınmışsa, siz de projenizin özetinde, amacında ve ilgili diğer kısımlarda bu yönünden bahsetmelisiniz.


Başvurunun bir sonraki adımında somut ve ölçülebilir proje hedefleri istenir. Burada proje sonucunda ortaya çıkacak ürünün sahip olacağı kapasite, fiziksel boyut, çalışma koşulları, hız, çeşitli performans değerleri, vb. başarı ölçütleri girilmesi istenir. Bu hedeflere ulaşılması için Ar-Ge sürecinde kullanılacak yöntemler de bu bölümde girilmelidir. Projenin yenilikçi yönleri ve teknoloji düzeyi de izleyen adımlarda tanımlanmalıdır.

İş planı bölümü proje başvurusunda en önemli noktalardan bir tanesidir. Bu bölümde iş paketleri oluşturulur. İş paketi örnekleri aşağıda gösterilmiştir.

İş Paketi 1 – Kavramsal Tasarım Çalışmaları
İş Paketi 2 – Mekanik Tasarım ve 3D Modelleme
İş Paketi 3 – Yazılım Geliştirmesi
İş Paketi 4 – Test ve Kalibrasyon
Bu örneklere göre iş paketlerinizi tanımlayabilirsiniz. İş paketleri proje çalışmaları ve süreçle uyumlu olmalıdır. İş paketleri için ayrı ayrı başlangıç ve bitiş tarihleri tanımlamanız gereklidir. İş paketleri bir birini izleyebileceği gibi iç içe geçen bir yapı da tasarlayabilirsiniz. Örneğin, İş Paketi 2 bitmeden 2 ay önce İş Paketi 3’ü başlatabilirsiniz. Bu yapıyı gösterecek iş-zaman çubuk grafiğini PDF formatında sisteme yüklemeniz istenir. Grafiği oluşturmak için Excel yazılımını kullanabilirsiniz. Ayrıca her iş paketi için ara çıktı tanımlaması yapmak gereklidir. Örneğin, İş Paketi 2’nin sonunda teknik çizimler, 3 boyutlu modeller oluşturulması gibi.

Proje yönetimi ve organizasyonu bölümünde projede çalışacak personelleri tanımlamanız istenir. Her bir personel için özgeçmiş formu yüklenmelidir. Bu bölümde firmada hali hazırda firmada çalışan personelleri ekleyebileceğiniz gibi proje kapsamında almayı planladığınız personelleri de ekleyebilirsiniz. Proje kapsamında alınacak personeller için isim bölümüne “Elektrik-Elektronik Mühendisi 1”, “Bilgisayar Mühendisi 1”, “Yazılım Mühendisi 1” gibi isimler verebilirsiniz.


Kuruluş altyapısı bölümünde kuruluşun Ar-Ge olanakları, bilgi ve deneyimleri gibi bilgileri doldurmanız istenir. Risk ve finansman yönetimi bölümünde ise projenin yürütülmesi ve proje çıktısının ticarileşmesi aşamalarında ortaya çıkabilecek riskler ve alınacak önlemlerin tanımlanması istenir.

Ekonomik öngörüler ve ulusal kazanımlar bölümünde ise projenin ekonomik yarara ve ulusal kazanıma dönüşebilirliğinin değerlendirilmesi istenir.

Proje bütçesi bölümünde ise M011, M012, M013, M014, M015, M016 kodlar ile ayrılmış şekilde personel giderleri, seyahat giderleri, alet/teçhizat/yazılım/yayın alımları, Ar-Ge ve test kuruluşlarına yaptırılan işler, hizmet alımları ve malzeme alımlarına ilişkin giderler eklenir.

Projenin her dönemi için bir YMM raporu düzenlenmesi gerektiği unutulmamalıdır. Projenin süresinden bağımsız olarak bir yıl 1 Ocak-30 Haziran ve 1 Temmuz-31 Aralık olmak üzere iki döneme ayrılmıştır. Örneğin; 1 Haziran’da başlayan bir proje için 30 Haziran’ı izleyen süreçte birinci dönem raporu düzenlenmelidir. YMM raporuna ilişkin giderler hizmet alımları bölümüne girilmelidir. Bu bölümde ayrıca YMM ile yapılmış hizmet sözleşmesinin yüklenmesi istenir.

M030 koduyla belirtilen dönemsel giderler tablosunda ise, harcamaların dönemlere göre dağılımını girmeniz istenir. Personel giderleri iş paketleri ve adam/ay oranlarına göre otomatik doldurulacaktır ancak diğer giderleri harcama planınıza göre elle girmeniz gereklidir.

Proje önerisi ekleri bölümünde ise proje önerisine eklemek istediğiniz grafik, çizim ve belge gibi dosyalarınızı sunabilirsiniz. Eklenebilecek en fazla ek sayısı 25 ile sınırlandırılmıştır.


Yukarıda bahsedilen başvuru adımları, başvuru yapılacak destek programına ve TÜBİTAK’ın sistemdeki güncellemelerine göre değişiklik gösterebilir. Bu yüzden başvuru öncesinde destek programının uygulama esaslarına dikkatlice göz gezdirmelisiniz.

TİKA Nedir

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı ya da kısaca TİKA, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı’na bağlı olan kurum yurt dışı ofisleri aracılığıyla Türkiye’nin dış yardımlarını organize eder. Restorasyon, sağlık, eğitim, tarım ve hayvancılık, idari ve sivil altyapıların geliştirilmesi gibi birçok alanda faaliyet göstermektedir.

1991’de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) dağıldıktan sonra birçok Türk devleti bağımsızlığını kazanmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu devletlere sosyal, ekonomik ve kültürel alanda sağlacağı destekleri uygulayacak ve koordine edecek bir organizasyona ihtiyaç duyulmuştur. Bu ihtiyaç doğrultusunda, TİKA 1992 yılında Dışişleri Bakanlığı’na bağlı olarak kuruldu. 28 Mayıs 1999 ‘da Başbakanlık’a bağlandı

TİKA, Orta Asya, Balkanlar, Afrika, Doğu Asya, Latin Amerika ülkeleri başta olmak üzere, yaklaşık 140 ülkede görev yapan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tek Teknik Yardım Kuruluşudur. TİKA Merkez Teşkilatına ilave olarak, 54 ülkede bulunan 56 Program Koordinasyon Ofisi ile çok geniş bir coğrafyada ve bütün sektörlerde çalışmalarını sürdürmektedir.

TİKA, ortak tarihi mirasın korunması amacıyla başta Balkanlar, Orta Asya olmak üzere birçok Osmanlı eserininin restorasyonunu gerçekleştirmiştir. Son zamanlarda en çok dikkat çeken projelerin başında ise Kanuni Sultan Süleyman’ın kayıp mezarının bulunması geliyor.

Diğer taraftan sağlık alanında Somali, Filistin, Sudan gibi ülkelerde inşa ettikleri hastaneler en önemli projelerin başında geliyor. Bunun dışında birçok ülkede okul, sağlık ocağı, idari binaların inşası ve tadilatı gibi fiziksel altyapıların güçlendirmesi için birçok projeyi hayata geçiren TİKA, değişim programları ile birçok alanda uzman eğitimleri gerçekleştirmektedir. Tarım ve hayvancılık alanında ekipman desteği, başta Afrika olmak üzere birçok bölgede su kuyularının açılması alanlara doğru faaliyetler çeşitlilik göstermektedir.

TİKA Başkanlığını 2011 yılından bu yana Dr. Serdar Çam yapmaktadır

Üretimin Önemi

Fakir birisine balık verirsen, o gün doyar; balık tutmayı öğretirsen, her gün doyar diye bir Çin atasözü var. İsrail, ülkemizde toprak ve su kiralayarak üretim yapıyor. Biz ise, bunca zengin kaynağa rağmen, üretimi kısıyoruz. Oysa bazı gıda maddelerini dışarıdan aldığımız biliniyor. İç piyasada ihtiyaç fazlası üretimi yapılan ürünler, ürün karşılığı olarak dış pazarlara satılabilir, ihtiyacımız olan ürünler de bu şekilde temin edilebilir.
İthal ederek iç pazarlarda tükettiğimiz ürünler sebebiyle, bazı ülkeler için önemli bir pazar konumundayız. Biz de o ülkelere, üretim fazlamız bulunan bazı ürünleri, mesela çayı satamaz mıyız? Onlar bizim ürünleri almazsa, biz de aynı pazarlığı başka ülkelerle yapabilir, bu alışverişi karşılıklı olarak yapacak bir ülke bulabiliriz.
Dünyadaki bütün ülkeler birbirlerine muhtaç. Belki de bu anlamda kendi kendine yetebilecek ender ülkelerden biri olabiliriz. Bizim onların ürünlerine ihtiyacımız olduğu kadar, onların da bizim ürünlerimize, mesela çayımıza ihtiyaçları olabilir.
Her bakımdan iyi araştırmalar yapılarak, en iyi şekilde satılabilecek ürünler seçilmeli, üretimde bunlara ağırlık verilmelidir. Böyle sağlam bir çalışma yapıldığı takdirde, tarımın ihracatımızda çok önemli bir konuma geleceği görülecektir.
Her ülkenin ekonomide bir can damarı vardır. Ülke ekonomisini ayakta tutan, üretim ve ihracat potansiyeli yüksek olan bir alan veya ürün. Mesela, Japonya teknolojide, İtalya tekstilde, bazı Arap ülkeleri de petrolde böyledir. Ülkemizin can damarı da tarım olabilir.
Ekonominin can damarını zayıflatırsanız, istenen büyümeyi sağlayamazsınız. Tarımın potansiyeli ve istihdamı düşünüldüğünde, durum ortaya çıkar.
Buna rağmen, ülkemizde tarım kesiminde istikrar sağlanamamakta ve üretimi kısıtlama politikası uygulanmaktadır. Hatta bazı önemli ürünlerin yeterince üretilmediği ve ithal edildiği görülmekte.
Kırsal kesimde yaşayan vatandaşların temel geçim kaynaklarının tamamen tarım olduğu unutulmamalıdır.
Siz bu insanların iş gücünü zayıflatırsanız, üretimi kısıtlarsanız, tarımdan başka iş potansiyeli de bulunmadığı için kötü sonuçlar doğacak, köyden şehirlere ölçüsüz ve kontrolsüz göçler olacaktır.
Ekonomide, istihdamda ve başka birçok alanda istikrarı sağlamak istiyorsak, tarıma ve tarımsal üretime gereken önemi vermeliyiz.

https://www.yenialanya.com/m/uretimin-onemi-ve-gucu-korunmali-makale,318.html

İstemci-Sunucu Mimarisi

Öncelikle istemci ve sunucu kavramlarını açıklamaya çalışalım. İstemci adından da anlaşılacağı üzere sistemdeki verilere ulaşmak için sunucudan istekte bulunan yapıdır. Bu yapı sunucudan aldığı verileri kullanabilir. Sunucu ise sistemdeki verileri saklayan ve bu verileri istek geldiğinde istemciye ulaştıran, yüksek performansa sahip bilgisayar veya bilgisayar kümelerinin oluşturduğu yapıdır.


Örnek vermek gerekirse herhangi bir web sitesine bilgisayarınızdan bağlanmak istediğinizde oluşan yapıda istemci kullandığınız tarayıcıdır. Sunucu ise bağlanmak istediğiniz sitenin verilerini barındıran bilgisayar veya bilgisayar kümeleridir. Siteye ilk kez bağlandığınızda tarayıcınız yani istemci sunucuya bir istek yollar ve sunucu isteği değerlendirerek istemciye cevap verir.

client-server-illustration

İstemci-Sunucu mimarisinde gelişen olayları kısaca özetleyecek olursak:

-Kullanıcı herhangi bir işlem yapmak için istemci yapısını çalıştırır.

-İstemci sunucuya bağlanır.

-İstemci sunucuya istek gönderir.

-Sunucu bu isteği analiz eder.

-Sunucu isteğin sonucunu bulur.

-Sunucu bulduğu sonucu istemciye iletir.

-İstemci sonuçları kullanıcıya gösterir.

-Bu işlemler gerektiği kadar tekrarlanır.

Node.js’in asenkron yapısı sayesinde tek sunucu ile birden fazla istemcinin istekleri, hiçbirinin isteği bekletilmeden cevaplanır. Bir istek cevaplanırken başka bir istek sunucuda hazırlanır.

İstemci-Sunucu Mimarisi

İnternet Terimleri Sözlüğü

ACCESS

Depolanmış olduğu yerden bir bilgiye, (data) veya bir cihaza (bir disket okuyucusu gibi) girişi sağlamak, okumak veya yazmak.
ACCESS PRİVİLEGES

Dosyalarda değişiklik yapmak ve erişmek için imtiyaz.
ACCESS TİME

Belleği okumak için gerekli süre.
ACCOUNT

Kullanıcı Bilgileri. Bir bilgisayara veya bilgisayar ağına bağlanmak için gerekli kullanıcı adı ve parolası gibi bilgileri içerir.
ACTIVE-X

Mıcrosoft’un Sun Microsystem’in Java’sına karşı çıkardığı bir program geliştirme dili. Internet üzerinde kullanılabilecek programlar üretmek için kullanılıyor.
AD/DA (Çevirici)

Analog ses işaretlerini sayısal işaretlere ya da tersi işlemi aynı şekilde hazırlayan devrelerdir.
A/D-D/A (Çeviriciler)

Bilgisayarlı müzik sistemlerinde (CD, DAT, HD Recording sistemler) analog bilgileri dijitale ya da bunun tersini yapan elektronik devreler. Bunlar kalitelerine göre fiyatlanırlar. Sistem maliyetlerinde büyük yer tutar.
ADAPTER (ADAPTÖR)

Direkt olarak birbirlerine uyum sağlamayan iki konnektörün veya cihazın bağlanmasını sağlayan bir aracı cihaz. Çevirici, güç kaynağı.
ADC

Analog sinyalleri karşılığı olan dijital sinyallere dönüştüren bir cihaz.
ADDRESS (ADRES)

Bir kaydı, bölümü veya bilginin saklı olduğu kısmı ifade eden isim, etiket veya rakamdır. İnternette kullanılan üç tip adres vardır. Bunlar e-posta adresi; IP, internet ya da internet adresi; donanım ya da MAC adresidir.
ADDRESS RESOLUTION

Alfa sayısal bir internet adresine karşılık gelen sayısal fiziksel adrese çevirme işlemi.
ADMİNİSTRATİVE DOMAİN (YÖNETSEL ALAN)

Tek yönetim birimi tarafından idare edilen ana sistemler, yönelticiler ve birbirine bağlı iletişim ağlarının bütünü.
ADN

(Advanced Digital Network) Genellikle 56 Kbp leased-line lar için kullanılır.
ADOBE ACROBAT

Elektronik belge değişimi standardı olan PDF’yi kullanarak daha kolay iletişim kurmanızı ve işbirliği yapmanızı sağlayan üründür.
ADSL

İngilizce Asymmetric Digital Subscriber Line teriminin kısaltmasıdır. İnternet bağlantısı için en çok kullanılan bağlantı tekniğidir. Standart bakır telefon telleri üzerinden daha fazla veriyi ses ve görüntü iletişimini aynı anda sağlayabilen bir modem teknolojisidir.
ADSL2

İngilizce Asymmetric Digital Subscriber Line2 teriminin kısaltmasıdır. Daha yüksek veri hızlarına ulaşmayı sağlayan ve uygun santrale daha uzak mesafedeki istemcilerin de bağlanmasına izin veren ADSL standardıdır.


Bilgisayar ağı değişik yerlerdeki bilgisayar sistemlerini birbirine bağlayan bir veri iletişim sistemidir.
ALAN ADI

Alan adı internet sitesini tanımlayan isimdir. Bir web sitesinin internetteki adı ve adresidir. Bu adres olmadan bir internet kullanıcısı web sitesine sadece IP adresiyle ulaşabilir.
ALİAS

Takma ad.
ALTA VİSTA

Digital Equipment Co. firmasına ait olan AltaVista, popüler Internet tarayıcı servislerinden biridir. Servisin amacı; aradığınız bilgiye, web sayfasına veya haber grubuna ufak bir aramadan sonra ulaşabilmenizi sağlamaktır.
ANONYMOUS FTP

Her internet kullanıcısının dosya transferi yapabileceği FTP siteleridir.
AOL

AOL, America On Line’ın kısaltılmasından oluşmuştur. Sadece Amerika’da 4.5 milyon kullanıcısı olan America On Line her ne kadar ev kullanıcılarına hizmet veren bir sistem olsa da Internet erişimi de sağlamaktadır.
APPLET
HTML sayfalarda bulunan Java dilinde yazılmış programların derlenmiş biçimidir.
APPLICATION

Uygulama. İnternette kullanılan programların ve eklentilerin genel adı.
ANASAYFA

Bir web sitesinin başlangıç sayfasına verilen isimdir, anasayfa olarak da geçer.
ARAMA MOTORU

Kişileri istedikleri bilgiye veya web sayfasına ulaştırmayı amaçlayan bilgi tarayıcı servislerdir. En yaygın arama motorları Google, MSN Live, Yahoo’dur.
ANCHOR

Bir döküman içinde belirli bir bölgeye ulaşabilmek için tanımlanır.
ATTACHMENT

E-mail (elektronik posta) içine dosya ekleyerek gönderme işlemidir.
A/V

Audio/Video (Ses görüntü)
BACKBONE

Network üzerindeki temel geçiş yollarını (pathway) oluşturan yüksek hızlı hat ve bağlantılarının oluşturduğu yapı.
BAĞLANTI

Bir noktadan diğer bir noktaya adanmış veya anahtarlanmış iletişim yoludur.
BANT GENİŞLİĞİ

Veri haberleşmesinde şebekeden akabilecek maksimum veri hızını belirtmede kullanılır. Ölçü birimi bps (bit per second)dir.
BACKGROUND

Web sayfalarının arka fonlarına verilen isim.
BANDWIDTH

Bir bağlantıdan yollayabileceğiniz bilgi miktarı.
BANNER

Web sitelerinin başlık veya üst kısmını kapsayan tasarım öğesidir. Bannerlar siteyi görsel açıdan zenginleştirmek ve ziyaretçileri de olumlu yönde yönlendirmek için kullanılır.
BAUD

Genel kullanım olarak bir modemin bir saniyede ne kadar bit alıp verebileceğinin göstergesidir.
BETA

Bilgisayar dünyasında, programların geliştirme ve test aşamasında olduklarını belirten ad.
BİT

İletilebilen en küçük veri miktarı.
BOOKMARK

Türkçede sık kullanılan olarak geçer. Web sayfalarında gezerken, hoşunuza giden sitelerin adresinin browserınız da saklanmasını sağlar.
BOUNCE

E-mailin gönderildiği adrese ulaşmayıp, geri gelmesi.
BPS

(Bits-Per-Second) 2 bağlantı noktası arasında verinin transfer edilme hızı. Örneğin bir 28.800 Bps modem saniyede 28.800 bit transfer edebilir.
BROWSER

World Wide Web üzerinde dokümanların transfer edilip görüntülenmesini sağlayan programlara “browser” adı verilir. Şu an bu sayfaları görmek için kullandığınız program sizin browserınızdır. (Internet Explorer, Netscape Communicator gibi)
BYTE

Tek bir karakteri temsil eden Bit kümesi. Genellikle 1 byte 8 bit den oluşur.
CERTİFİCATE AUTHORİTY

SSL bağlantılarda kullanılan Güvenlik Sertifikaları (Security Certificates) nı sağlayan otorite.
CGI (COMMON GATEWAY INTERFACE)

Serverdaki programların birbirleri ile iletişim kurmalarını ya da diğer programların Web server ile nasıl iletişim kuracaklarını belirleyen kurallar seti. Genellikle web serverdan datayı alan ve bu data ile küçük işlemler yerine getiren (forma yazılan bilgileri e-mail olarak atmak gibi) küçük programlardır.
CGI-BIN

Web Server’da CGI dosyalarının bulunduğu dizine verilen genel isim.
CHANNEL

IRC deki tartışma alanlarına verilen ad. (oda)
CONNECTİON

Bağlantı.
COOKIE

Browser tarafından kullanıcıya gönderilen ve kullanıcının sabit diskine yerleşen küçük dosya. Bu dosya, ziyaret edilen site hakkında tarih, kullanıcı adı, ziyaret saati gibi bilgileri içerir. Aynı sitenin bir sonraki ziyaretinde kontrol edilir.
CSS

HTML’e ek olarak metin ve format biçimlendirme alanında fazladan olanaklar sunan bir web teknolojisidir. İnternet sayfaları için genel geçer şablonlar hazırlama olanağı verdiği gibi, bağımsız olarak harflerin stilini; yani renk, yazı tipi, büyüklük gibi özelliklerini değiştirmek için de kullanılabilir. Bu tekniğin en önemli özelliği kullanımındaki esnekliktir.
DATA

Manyetik ortamdaki her türlü bilgiye verilen addır. İnternet ortamında alıp gönderdiğiniz veriler data olarak adlandırılır.
DATA PACKET

Veri paketi.
DEFRAG

Harddiskin veriminin artırılması için yapılan birleştirilme işlemi.
DEMO

Yazılımların, reklam amaçlı olarak piyasaya sürülmüş şekli. Demolar hiçbir zaman yazılımın tüm özelliklerini kullanmanıza izin vermezler.
DENEME SÜRÜMÜ

Belirli bir süre ücret ödemeden kullanılabilen deneme sürümüdür.
DIAL-UP

İletişim kurulacak bilgisayarın, var olan telefon hattını kullanarak bilgisayarınız ile aranmasıyla kurulan haberleşme yolu.
DNS (Domain Name Server)

Bağlanılan sunucu ismini açık Internet adresine çevirmek için kullanılan bir mekanizmadır. Internet üzerinde aynı adlı iki veya daha fazla sunucu isminin olmaması da yine DNS sistemi sayesinde gerçekleşmiştir.
DOMAİN NAME

Bir Internet sitesini tanımlayan adres. (xxx.com.tr gibi) Her domain name bir IP adresine karşılık gelir.
DOWNLOAD

İnternet üzerinden dosya çekme işlemi.
E-BOOK

İnternet üzerinden okunabilen kitap.
E-MAIL (ELEKTRONİK-POSTA)

Elektronik Posta, posta işlemlerinin (mektuplaşma vs.) Bilgisayar ortamında yapılmasıdır. E-mail ile diğer internet kullanıcısına mektup ve dosya gibi şeyler gönderebilir ve alabilirsiniz.
ENCRYPTION

Internet üzerinden transfer edilen bilgilerin, üçüncü şahıslar tarafından okunmamasını sağlayan bir şifreleme yöntemi.
FAQ (Frequently Asked Questions)
Sıkça Sorulan Sorular anlamına gelir. Web sayfalarında gezerken, web sayfasında belirtilen konu hakkında sorulabilecek soruların cevaplarını içerir.
FINGER

Windows işletim sisteminde kullanılan bir programdır. Internet üzerinde sorgulama yapmak için kullanılıyor. En çok Kullanım alanını IRC de bulmaktadır.
FIREWALL

İnternete bağlı makinaların güvenliği için kullanılan bir sistemdir. Bilgisayara gelen veri paketlerini kontrol eder ve istenilmeyen verilerin sisteme girmesini engeller.
FREEWARE

Kullanılması ve dağıtılması tamamen ücretsiz olan programlar.
FTP (File Transfer Protocol)

Ftp sadece bir protokol olmakla kalmayıp, internet üzerinden dosya transferi yapmak için kullanılır. FTP kullanılarak başka bir Internet sitesine “login” olunur (Bknz. Anonymous FTP) ve buradaki dosyalara “site sorumlusu”nun hak tanıdığı kadar erişim sağlanır.
GATEWAY

Gateway, teknik olarak aynı türden olmayan iki protokolün anlaşmasını sağlayan donanım yada yazılım anlamına gelir. Bu terim Internet üzerinde genellikle, bir sistemden diğer bir sisteme geçiş sağlayan bir mekanizmayı anlatır.
GIF

Grafik değiştirme biçimi anlamına gelen Graphics Interchange Formatin kısaltmasıdır ve bir sayısal resim saklama biçimidir. Kayıpsız sıkıştırma kullanır.
GOPHER

Internet üzerinde hypertext kullanmadan değişik menülerdeki materyallere ulaşmayı sağlar. Gopher sitelerinde resim ve program yoktur. Tamamen text formatından oluşur. Kullanımı gittikçe azalmaktadır.
GROUPWARE

Aynı bilgiler üzerinde çalışan, aynı binada, odada veya ağ üzerinde çalışan bir grup insan için tasarlanan programlara denir.
GUESTBOOK

Ziyaretçi Defteri. Girdiğiniz Web sitesine, site hakkındaki görüş, istek ve önerilerinizi yazıp, diğer ziyaretçilerin yazdıklarını okumanızı sağlar.
GÜVENLİK DUVARI

Firewall (güvenlik duvarı), birçok farklı filtreleme özelliği ile bilgisayar ve ağın gelen ve giden paketler bazında internet trafiğini kontrol altında tutar ve güvenliğini sağlar.
HACKER

Bilgisayar sistemlerine izinsiz giren kişilere verilen ad.
HEADİNG

HTML dokümanlarında genellikle yazının başlığının ve genel tanımların bulunduğu bölgedir.
HIT

Browser tarafında Web Server a yapılan Tek bir isteme hit denir. Örneğin 3 adet resim içeren bir sayfa çağrıldığında 4 adet hit olur. 1 adet sayfa için + 3 adet de içindeki resimler için.
HOME PAGE

Bir sitenin ana(giriş) sayfası olmakla beraber, kişisel web sayfalarına da home page denilmektedir.
HOST

Network üzerinde diğer makinalara servis veren herhangi bir makina.
HOTJAVA

Sun MicroSystems tarafından tasarlanmış Mosaic-tipi web tarayıcılarına alternatif olarak tasarlanan yeni bir Java destekli web tarayıcısıdır. Özellikle “etkileşimli” web sayfaları geliştirmek isteyenler için tasarlanan bu tarayıcının yapımı henüz bitmemiştir.
HTML

HTML (HyperText Markup Language) World Wide Web’in bilgi görüntülemekte kullandığı dosya formatıdır. HTML sayfaları kullanarak metinler değişik şekillerde ekrana getirilebilir, sayfalara fotoğraf ve ses eklenebilir.
HTTP

Internet üzerinde HTML sayfalarının aktarılması için “HyperText Transport Protocol” isimli standart bir protokol kullanılır. Hiç şüphe yok ki internet üzerinde en çok kullanılan (ve en önemli) protokoldür.
HYPERLİNK

HTML sayfasında bir takı (tag) kullanılarak başka bir dosya ile oluşturulan bağlantıdır.
HYPERMEDİA

Az kullanılan bir terimdir. Metin, grafik, ses, hareketli görüntü gibi Internet üzerinde iletişimi mümkün olan her türlü medyayı ifade eder.
HYPERTEXT

HyperText, dokümanları biçimlendirmek, resim eklemek, bağlantılar yaratmak için kullanılan metoddur.
IMAGEMAP

Imagemap birçok bağlantı barındıran bir grafiktir. Bu grafik değişik yerlerine basıldığında sizi farklı URL adreslerine veya bağlantılara götürecek biçimde bölümlenmiştir.
INBOX

E-maillerin geldiği dizine verilen ad.
INTERNET EXPLORER

Mıcrosoft’un Web Browser’ı . Internet Explorer ile web sayfaları gezilebilir, Ftp yapabilir, e-posta işlemleri gerçekleştirebilir, haber gruplarına üye olabilirsiniz.
INTRANET

Firma içinde bildiğimiz Internet yazılımlarının kullanıldığı sadece firmaya özel network.
IP (Internet Protocol)

Herkesce kabul edilmiş bir internet adresleme sistemi. Merkezi ABD de olan GSI adlı kuruluş tarafından verilen IP adresleri sayesinde aynı adresin birden fazla makinaya verilmesi önlenmiş oluyor.
IRC (Internet Relay Chat)

IRC’ler dünya üzerindeki bütün Internet kullanıcıların bir araya gelerek gerçek zamanda online olarak sohbet ettikleri yerlerdir. IRC servisi veren bir adrese bağlandığınızda çeşitli konu başlıkları altında açılmış odalar görürsünüz. Sizi ilgilendiren bir oda gördüğünüzde hemen girip sohbete katılabilir ya da kendiniz bir oda açabilirsiniz, hem de istediğiniz her konuda.
ISP (Internet Servis Provider)

Internet servis sağlayıcı.
JAVA

Sun Microsystems’in yarattığı kolay kullanılır, güvenli, nesneye dayalı ve güçlü bir programlama dilidir. HTML dili ile beraber kullanılan JAVA, daha çok HTML sayfasına görsel efectler katmak ve kolay kullanım sağlamak için kullanılmaktadır.
LAN

Yerel ağ yüksek hızda veri transferi özelliğine sahip sunucu, kişisel bilgisayar, yazıcı gibi birimlerden oluşan bir ağ türüdür.
LEASED-LİNE

İki nokta arasında, istenen kapasitede kurulan sürekli bağlı olan iletişim hattı.
LİNK

HTML bağlantılarıdır. Bunlar, doküman içinde sizi başka bir konuma, aynı serviste başka bir dosyaya veya bambaşka bir servise yollayabilir.
LINUX

Bir işletim sistemidir. UNIX’in türevi olan bu işletim sistemi tamamen ücretsiz olup, gün geçtikçe kişisel alanda kullanımı artmaktadır.
LISTSERV

Çok kullanılan bir e-mail programıdır. Kullanıcılara posta listelerine abone olma, katkıda bulunma ve çıkma şansı verir.
LIVE

“Canlı yayın” kavramının internet üzerindeki kullanımıdır. Uygun programlarla internet üzerinden çeşitli yayınlar canlı olarak izlenebilir. ( Radyo, Televizyon v.s.)
MAILING LIST

Kullanıcının tek bir adrese mesaj göndererek, üye olan kullanıcılara bu mesajın dağılmasını sağlayan mesajlaşma sistemi. Mail grupları olarak adlandırılan bu sistem sayesinde, İnternet üzerinde birçok konuda gruplar, birbirleri ile bilgi alışverişinde bulunurlar.
MAJORDOMO

En çok kullanılan e-mail programıdır. Kullanıcılara posta listelerine abone olma, katkıda bulunma ve çıkma şansı verir. (Mailing List oluşturulmasında kullanılır.)
MAP

Web tasarımında kullanılan, yüklenen grafiğin belirli bölgelerine basıldığında değişik bağlantıları çağırmak için kullanılan sistemdir.
MEMBERS

Üyeler. Web sitelerinde “Members” yazılı yerlere girebilmeniz için, önce oraya üye olmanız gerekmektedir.
METRO ETHERNET

Ethernet standardında temel alınan bir bilgisayar şebekesidir ve şirket gibi geniş alanlarda erişim şebekesi olarak tercih edilir. Ethernet temelli bir erişim şebekesinin başka bir ayrı avantajı, onun müşteri şebekesine kolayca bağlı olabilmesidir.
MIRROR

Bir web sitesinin, tamamen aynı olan bir yansısının başka bir adreste bulunmasıdır.
MODEM (MODULATOR-DEMODULATOR)

Bilgisayarınızın telefon hattına bağlanarak, diğer telefon hattına bağlı bilgisayar ile iletişim kurmasına yarayan araç.
MOSAIC

NCSA tarafından tasarlanan Machintosh, Windows ve Unix ortamlarının tümünde birden çalışabilen ilk Web tarayıcısıdır.
MP3

Sıkıştırılmış ses biçimi olan ve bu biçimde kaydedilen seslere verilen isimdir. Fraunhofer-Institute tarafından geliştirilmiştir. Sayısal hale getirilmiş sesler üzerinden insan kulağının duyamayacağı frekansların silinmesi yöntemine dayanır. Ses kalitesinde kayıp olmadan 1:12 oranına kadar sıkıştırmaya imkan tanır.
MPEG

Hareketli görüntüleri sıkıştırmaya yarayan oldukça etkili bir grafik formatıdır. Format sadece bir sonraki karedeki değişen pikselleri gözlemlediğinden sıkıştırma oranı durağan görüntülerde daha da artmaktadır. Moving Pictures Experts Group tarafından geliştirilen format PC’lerde oldukça çok kullanılmaktadır.
MSN (Microsoft Network)

Microsoft’un, dünya çapında hizmet vermeyi amaçladığı online servis ağı.
NETWORK

Kaynaklarını paylaşmak için birbirine bağlanmış 2 veya daha fazla bilgisayarın oluşturduğu yapı.
NEWS

Haberler. Web sayfalarında bağlanmış olduğunuz sitenin içerdiği konu hakkındaki yeni haberlerin ya da, genel olarak dünya haberlerinin sunulduğu bölümdür.
NEWS SERVER

Haber gruplarına ev sahipliği yapan server.
NEWSGROUP

USENET üzerindeki Haber gruplarına verilen isim. Haber grupları, mail gruplarından daha eskiye dayanan ve çok daha geniş bir alanı ve konuları kapsayan bir bilgi alış-veriş ortamıdır.
NFS (Network File System)

Bilgisayarda kullanılan programların network makinalarında kullanılmasını sağlar.
NIC (Networked Information Center)

Bir network için bilgilerin tutulduğu birime denir. En meşhuru domain isimlerinin kaydının yapıldığı InterNIC dir. NIC (Network Interface Card) network kartlarına da bu isim verilir.
NICK

İnternetteki sohbet alanlarında (IRC de) kullanılan takma ad.
NNTP (Network News Transport Protocol)

Sunucu ve istemci tarafından kullanılan USENET postinglerini TCP/IP üzerinden taşımaya yarayan protokole verilen isimdir. USANET News grupları bu protokol ile çalışır.
OPERATOR

Bir sistemi işleten kişi.
OS/2

IBM Personal System/2′ de kullanılan işletim sistemi.
OUTPUT

Yapılan işlemin çıktısı.
PACKET SWITCHING

Internet üzerindeki data taşıma metodu. Paket anahtarlama anlamına gelir. Paket anahtarlamalarda veriler parçalara ayrılır. Bu parçalarda verinin nereden geldiği ve nereye gitmekte olduğu bilgileri vardır. Bu sayede aynı hat üzerinden değişik adreslere giden veriler taşınabilir.
PASSWORD

Parola. Kullanıcının sisteme giriş için, kendisine verilen şifredir.
PDF

Dijital belge kayıtlarının uzun vadeli olarak arşivlenmesini sağlayan, imalat ve inşaat sektörleriyle jeo uzamsal endüstriler için mühendislik belgelerinin ve teknik belgelerin güvenli ve daha güvenilir alışverişine olanak tanıyan; baskıya hazır, kaliteli renkli reklamların güvenilir bir şekilde teslim edilmesini kolaylaştıran dosya biçimidir.
Plug-In

Browser’ınızın belli bir formattaki (biçimdeki) veriyi işleyip size sunmasını sağlayan, yüklendikten sonra browserınızın bir parçası olan kısa yazılım.
POP (Point of Presence)

Network’ün bağlanılabilecek bir noktasının bulunduğu şehir ya da lokasyon.
POP3 (Post Office Protocol)

Gelen e-maillerin tutulduğu sunucu server.
PORT ADDRESS

TCP/IP tabanlı uygulamalar hattın diğer ucundaki bilgisayarla haberleşmek için belirli bir port adresi kullanırlar. Port adresi, içinde verilerin nereden alınıp nereye verileceğini kesin olarak saptayan bir mekanizma barındırır.
PPP (Point to Point Protocol)

Internet için TCP/IP bağlantısını modem ile kurmak için oldukça sık kullanılan bir protocol.
PROTOCOL

Protokol, iki bilgisayarın birbirlerine veri yollarken izledikleri biçim, veri aktarma formudur. Protokoller bilgisayara alt düzey kodlar yollayarak iki makine arasındaki iletişimi sağlar.
QUEUE (MAIL)

İnternete bağlanıldığında gönderilmek üzere bekleyen e-mailler listesi.
QUİCK TİME

Apple tarafında üretilmiş bir film ve ses oynatıcısı. Quick Time dosyaları Avı gibi diğer video formatlarında daha az yer kaplıyor ve kullanıcı filime alınmış görüntüyü döndürebiliyor uzaklaşıp yakınlaşabiliyor. Internet ile önemi daha fazla artan bu program, İnternet üzerinden film ve ses dinlemenizi de sağlar.
REAL PLAYER

Real Audio’nun daha gelişmişi denilebilecek bu program, sesin yanı sıra video görüntülerini de oynatmaktadır.
REAL AUDIO

Web Tarayıcılara FM kalitesinde müzik dinlemek için eklenen bir programdır. Bu programı tek başına kullanabileceğiniz gibi browserınıza da ekleyebilirsiniz.
ROUTER

2 veya daha fazla network arasındaki bağlantıyı sağlayan küçük sistemlerde, özel amaçlı bir bilgisayar, büyük sistemlerde ise özel bir cihaz. Bu cihaz, bütün vaktini hangi adresten gelen paketlerin hangi adrese hangi yol üzerinden gideceğini ayarlamakla geçirir.
RSS

Genellikle haber sağlayıcıları, bloglar ve podcastler tarafından kullanılan, yeni eklenen içeriğin kolaylıkla takip edilmesini sağlayan özel bir XML dosya formatıdır. Kullandığı dosya biçimleri. rss ve .xml’dir.
SEARCH

Arama. Kayıtlı olan tüm internet sitelerinde veya sadece site içerisinde arama yapmanızı sağlar.
SEARCH ENGİNES (ARAMA SERVİSLERİ)

Kişileri istedikleri bilgiye veya Web sayfasına ulaştırmayı amaçlayan “Internet tarayıcı” servislerdir.
SERVER

Sunucu. Bilgisayar ağlarında, diğer ağ bileşenlerinin (kullanıcıların) erişebileceği, kullanımına ve/veya paylaşımına açık kaynakları barındıran bilgisayardır.
SIK KULLANILANLAR

Web üzerinden sıkça bağlandığımız servislere ait web adreslerini saklamamızı, böylece tek seferde o uzun web adreslerinin satırını yazmadan ilgili servise erişmemizi olanaklı kılan bir özelliktir ve tüm Web tarayıcılarında bulunur.
SHOPPİNG

Alışveriş merkezi. İnternetten online alışveriş yapabileceğiniz sitelerdir.
SMDS (Switched Multimegabit Data Service)

Çok yüksek data transferleri için geliştirilen bir standart.
SMILEYS

Daha çok, IRC de kullanılan, kişinin o anki durumunu belirten işaretlerdir. ( 🙂 gülümsemek, 🙁 üzülmek, >: kızmak gibi )
SMTP (Simple Mail Transfer Protokol)

E-mailleri serverda dağıtmak için kullanılan temel protokol. Mail gönderme protokolü.
SPAM (SPAMMING)

Mesaj listelerini, e-posta adreslerini ya da USENET’i kullanarak kullanıcı tercihinden bağımsız olarak yapılan her türlü mesaj gönderimidir.
SPIDER

Web tarama servislerinin veritabanlarını büyütmek için, yeni Web sayfaları ve onlara ait bağlantıları bulan programlara “örümcek” ismi verilir.
SQL (Structured Query Language)

Veritabanına sorgulama göndermek için kullanılan özel bir programlama dilidir.
SSL (Secure Sockets Layer)

Netscape Communications tarafından tasarlanan, Internet üzerinden şifrelenmiş, güvenli iletişimi sağlayan protokoldür.
SUBMIT-IT

Kendi web sayfalarının reklamını yapmak isteyenler için izlenebilecek en kolay yol, URL adresini gözde tarama servislerine yazdırmaktır. Bu Submit-it olarak ifade edilir.
T-1

1.544.0 bps hızında leased-line bağlantısı. Bu oldukça yüksek bir hız olmasına rağmen (1 MB yaklaşık olarak 10 saniyede transfer edilir) full-screen, full-motion video için yeterli değildir.
T-3

44.736.0 bps hızındaki leased-line bağlantısı. Bu hız full-screen, full-motion video için gereken daha fazla bir hızdır.
TAG

HTML’de dökümana biçim vermek için kullanılan etiketlerdir.
TCP/IP (Transmission Control Protocol/Internet Protocol)

Interneti oluşturan temel protokollerdir. Değişik tipteki bilgisayarların haberleşmesine olanak sağlayan bir protokoldür.
TELNET

Bir Internet sitesinden diğerine bağlanmak için kullanılan komut ve programdır. Komutu kullanarak bir internet sitesine bağlandığınızda karşınıza sitenin “login:” komut satırı gelecektir. Böylece Internet üzerinde iki makine direkt (ve özel) olarak birbirine bağlanabilir. Ve size karşı makinadan verilen izin kadar, bağlandığınız sistemi kontrol edebilirsiniz.
TERMİNAL SERVER

Özel amaçlı, bir tarafında birçok modem takmak için yerler olan, diğer tarafında da LAN ya da host makinası ile bağlantıyı sağlayan bilgisayara verilen isim.
TRİAL

Bir programın deneme sürümü.
UPDATE

Güncelleştirmek.
URL (Uniform Resource Locator)

WWW üzerinde kaynaklara bağlanmayı sağlayan, adresleme düzeni.
UYGULAMA

Belirli bir işlevi yerine getiren ve kullanıcı ara yüzü sunan programdır. FTP, mail vb. kullanıcı ara yüzü de sunan programlar iletişim ağı uygulamalarına örnek oluşturur.
VERIFY

Doğrulamak. Bir verinin girilmesi sırasında doğru olarak tamamlanıp tamamlanmadığının kontrol edilmesi.
VERİ TABANI

Sistematik erişim imkanı olan, yönetilebilir, güncellenebilir, taşınabilir, birbirleri arasında tanımlı ilişkiler bulunabilen bilgiler kümesidir. Bir başka tanımı da, bir bilgisayarda sistematik şekilde saklanmış, programlarca işlenebilecek veri yığınıdır.
VIEW

Dokümanların, kullanıcıya göre sunuluş şekli.
VİRÜS

Bulaştığı sisteme zarar verebilen (ancak zarar vermesi zorunlu değil); bir bilgisayardan diğerlerine yayılabilen ve yayıldığı bilgisayarlara da bulaşan bilgisayar programı/fonksiyonudur. Bulaşma genellikle virüsün kendisini sistemdeki diğer dosyalara eklemesiyle gerçekleşmektedir.
WAN (Wide Area Network)

Şehirler, ülkeler veya kıtalar arası oluşturulmuş bilgisayar ağlarının genel adı.
WEB (WORLD WIDE WEB, WWW)

Dünya geneline dağılmış sunucular üzerindeki çeşitli kaynakların internet üzerinden erişilebilir kılınmasıyla oluşturulmuş ağın genel adıdır.
WEB BROWSER

İnternet üzerinde gezinmeye ve bilgi transferi yapmaya yarayan yazılımların genel adı.
WEBMASTER

Bir web sitesinin yönetimini üstlenen kişiye “Webmaster” adı verilir. Webmaster’ın görevi Web sitesinin tasarımını yapmak ve güncelliğini korumaktır.
WEB PAGE (WEB SAYFASI)

Web üzerindeki hiper metin belgeler.
WEB SERVER (WEB SUNUCU)

İnternet üzerinde Web sayfaları sunan bilgisayar.
WEB SİTE (WEB SİTESİ)

Bir ya da daha fazla Web sayfasını barındıran bilgisayar alanı.
WiFi

“Wireles Fidelity” kelimelerinin kısaltması olup kablosuz bağlılık veya kablosuz bağlantı anlamına gelir. Wi-Fi dizüstü bilgisayarlar, PDAlar ve diğer taşınabilir cihazların yakınlarındaki kablosuz erişim noktaları aracılığıyla yerel alan ağına bağlanabilmesini sağlar.
WOMM (Word of Mouth Marketing)

Ağızdan ağıza pazarlamadır. Ürün veya servis hakkında olumlu tecrübelerini çevrelerine yani potansiyel müşterilere aktarmasına denir.
XWindow

Linux işletim sistemi için geliştirilmiş tamamen ücretsiz olan bir pencere denetleyicisi.
YÖNLENDİRİCİ

Bir ağ ile diğeri arasındaki iletişimi sağlayan bir cihazdır.
YÖNELTME

Veri paketinin gideceği bir sonraki sisteminin doğru olarak listesidir.
ZIP

PKZIP kullanılarak sıkıştırılmış (daha küçük dosya boyunda, ama eşdeğer bir dosya yapılan) bir dosya “zip” dosyası olarak adlandırılır. Dosya uzantısı “zip”tir.

E-ÖĞRENME

Günümüz dünyasında, eğitim ve öğretimin önemi daha da artmış durumdadır. Firmalar,
eğitim kurumları ve devletler, bilgi toplumunun en önemli kaynağı olan beşeri sermayesini
niteliğini arttırmak amacıyla yoğun biçimde çalışmalarda bulunmaktadır. Bununla birlikte,
teknoloji alanında yaşanan gelişmeler, eğitim ve öğretim alanında yeni araçların ve tekniklerin
ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Başta internet olmak üzere bazı genel amaçlı teknolojilerin
eğitim alanında kullanılmasıyla birlikte, e-öğrenme adı verilen bir öğrenme yolu ortaya çıkmış ve
hızlı bir gelişme göstermiştir. Bu çerçevede, çalışma içerisinde e-öğrenme kavramı, e-öğrenme
sistemleri çatısı ve uygulamaları ile sistemin etkin bir biçimde işleyebilmesi için gerekli olan
öğrenme yönetim sistemi değerlendirilecektir. E-öğrenmenin avantaj ve dezavantajları da
çalışmanın kapsamı dahilinde bulunmaktadır.

1. Giriş
Birçok gelişmiş ülkenin Bilgi Toplumu aşamasına geçtiği günümüzde,
sürdürülebilir büyümeyi devam ettirebilmek için eğitimin taşıdığı önem çok daha iyi
anlaşılmış bulunmaktadır. Birçok gelişmiş ülke, beşeri sermayelerini geliştirmek ve bu
sayede hızla büyüyebilmek amacıyla eğitim harcamalarını büyük oranda artırmıştır.
Bununla birlikte, enformasyonun kolay, hızlı ve düşük maliyetle akışına olanak sağlayan
ve enformasyon ve iletişim teknolojileri adı verilen genel amaçlı teknolojilerdeki
gelişmeler, eğitim kurumları ve öğrenim görmek isteyenler açısından yepyeni fırsatlar
sunmakla birlikte, eğitim sektörü üzerinde oldukça büyük etkiler yaratmaya başlamış
bulunmaktadır. İnterneti de kapsayan enformasyon ve iletişim teknolojilerinin eğitim
faaliyetlerinde ortaya çıkarmış olduğu en önemli etkilerden biri, bilgisayar ağları ve
internet üzerinden yürütülen yeni bir öğrenme yolu olan e-öğrenmedir.
2. E-öğrenme
Yeni teknoloji ve telekomünikasyon araçlarındaki hızlı teknolojik ilerlemeler
eğitim almak ve sunmak isteyen kurumlar için yeni fırsatlar ortaya çıkarmaktadır.
1980’lerin sonunda ortaya çıkan WWW (World Wide Web), enformasyonun
paylaştırılması ve ulaştırılması açısından yaygın bir araç haline gelmiştir. WWW
teknolojisinin potansiyeli, sadece öğrenmeyi sunmak için alternatif bir metot olmasından
ötedir. Bunun yanında WWW, öğrenme ve öğretmenin yenilik taşıyan formlarını da
ortaya çıkarmıştır (Ghaoui ve Taylor, 2000: 337).
Diğer taraftan, firmalar, organizasyonlar ve hükümetler global ölçekte, sahip
oldukları işgücünün yetenek ve becerisini artırmak için daha etkin ve daha dinamik yollar
aramaktadırlar. E-öğrenme, internetin en hızlı organizasyonel kullanımlarından biri
olarak ortaya çıkmaktadır. E-öğrenme aynı zamanda, kariyer geliştirme eğitimini de
içermekte, işgücünün tüm eğitim alanlarına, yeni işgücü programlarına
uygulanabilmesiyle de önemli bir avantaj yaratmaktadır (Harun, 2002: 303).
Yeni öğrenme teknolojisinin en karakteristik özelliği, devamlı/hızlı bir şekilde
değişmesi ve gelişmesidir. Ders kitabı ve kara tahta gibi geleneksel öğretme araçlarının
gelişimi yüzlerce yıl sürmesine karşın, yeni teknolojilerin ortaya çıkması 10 yıldan daha
az bir zaman diliminde gerçekleşmiştir (Short, 2002: 2).
Khan (2001), Web-tabanlı öğrenmeyi, internet-tabanlı eğitimi, ileri dağıtılmış
öğrenmeyi, web-tabanlı eğitimi, online öğrenmeyi ve açık/esnek öğrenmeyi, e-öğrenme
ile eşanlamlı olarak görmektedir (Forman v.d. , 2002: 77). E-öğrenme, internet/intranet ya
da bir bilgisayar ağı bulunan platform üzerinden sunulan Web-tabanlı bir eğitim sistemiolarak tanımlanabilmektedir (Aytaç, 2000: 1). NCSA e-öğrenme grubuna göre, e-
öğrenme öncelikli olarak elektronik araçlarla dağıtılan ve kolaylaştıran bilginin
kullanılması ve edinilmesi olarak tanımlamıştır. Bu tür bir öğrenme, günümüzde ağlara
ve bilgisayarlara dayanırken, gelecekte kablosuz sistemler, uydular ve hücresel telefonlar
e-öğrenme için temel araçlar haline gelecektir (NCSA, 2000: 5).
E-öğrenme ve geleneksel öğrenme yapı bloklarının gösterildiği aşağıdaki şekil
metodolojik olarak e-öğrenme ile geleneksel öğrenme arasındaki temel benzerlik ve
farklılıkları göstermektedir. E-öğrenme ve sınıf tabanlı öğrenme arasındaki temel
farklılık, eğitimin aktarıldığı vasıtadır. Aslında bu çok temel bir farklılıktır. Geleneksel
öğrenmede, öğreten, öğrenme ortamını uyarlayarak, gerektiğinde değiştirerek tümüyle
kontrol edebilir. Geleneksel öğrenmede, öğretmenin yeteneği, kişiliği, niteliği, öğrenme
çehresine uyumu ve ders materyali yaratması, öğrenme-öğretme performansını
etkilemektedir.
E-öğrenmede, öğreten ile öğrenen siber uzay tarafından ayrılmışlardır. Öğrenme
çehresini uyarlama ve değiştirme artık mümkün değildir. Bu durum, içerik bloğunu çok
önemli bir blok durumuna getirmektedir. Yeni teknolojinin benzer olduğu durumda
içerik, etkin bir e-öğrenme girişimi ile etkin olmayan bir e-öğrenme arasında farklılığı
ortaya koyan tek unsur olmaktadır (Hamid, 2002: 312).

IDC (International Data Corporation)’nin raporuna göre, ABD’de e-öğrenme
pazarına 2002 yılında 2.2 milyar $ yatırım yapılmıştır. Bu alana yapılan yatırımın 2004yılında 23 milyar $’ı aşması beklenmektedir. Ayrıca, ABD’de ortaokul-üstü eğitim
kurumlarının e-öğrenme deneyimlerinde hızlı bir artış göze çarpmakta, bazı eğitim
kurumları tüm seviyelerdeki programlarını uzaktan eğitim yoluyla sunmaktadır.
Peterson’un Kolej Kılavuzu’ndaki kolejlerden 93 tanesi, 1993 yılında online eğitim
sunarken, 1997’de online eğitim sunan kolej sayısı 800’e ulaşmıştır (Pituch ve Lee, 2004:
2). Diğer yandan, ABD’deki trend, 1998 yılında % 31 olan elektronik öğrenme oranının,
2007 yılında % 90’a ulaşacağını göstermektedir (Forman v.d., 2002: 80).
ABD Ulusal Eğitim İstatistikleri Merkezi ( The National Center for Educational
Statistics), ABD’de yüksek okul mezunlarının 1995’teki 2.5 milyonluk seviyesinden
2008’de 3 milyona yükseleceğini ve yıllık ortalama büyümenin % 1.4 olacağını
öngörmektedir. Diğer bir taraftan, IDC uzaktan eğitim alanların sayısının 2002 yılında 2.2
milyona ulaşacağını ve 1998 yılından itibaren 4 yıllık süreçte ortalama büyüme oranının
% 30.7 olacağını tahmin etmektedir. Bu durum, e-öğrenmeye önemli bir talebin olduğunu
göstermektedir (Cheong, 2002: 345).
3. E-öğrenme Sistemleri Çatısı ve E-öğrenme Uygulamaları
Aşağıdaki şekilde yer alan model, yapılardan birini tanımlamaktadır. Kavramsal bir
model olan bu model, değişik modüller arasındaki bilgi akışını ve bağlantıları
göstermenin yanında, öğrenme değer zincirindeki ara işlemler arasındaki etkileşimi de
göstermektedir. Bu sistem, sistematik şekilde e-öğrenme sistemlerini tasavvur eden ve
aynı zamanda üçüncü grup uygulamaların ve içeriğin yönetimini sürdüren
organizasyonlar açısından bir araç ve örnek niteliği taşımaktadır (Ismail, 2002: 331-332).
Sistem yapısı organizasyon tarafından benimsendikten sonra, bir sonraki aşama
geliştirilecek veya edinilecek olan gerçek uygulamaları tanımlamaktır. Aşağıda yer alan
şekilden görüldüğü üzere, öğrenme yönetimi, öğrenme sistemleri çatısının tek unsuru
değildir. Mevcut çatı içerisinde yer alan diğer unsurlar; öğrenme içerik dizayn sistemi,
öğrenme içerik yönetim sistemi ve son olarak da öğrenme destek sistemidir.
E-öğrenmeyi yerine getirmek için yapılan tüm çabalar, sonuçta öğrenme yönetim
sistemi adı verilen, öğretme ve öğrenme işlemlerinin toplu olarak otomasyonunu sağlayan
ve kolaylaştıran bir yazılım aracılığıyla mümkün olmaktadır (Govindosamy, 2002: 288).
Bu sistem sayesinde öğrencilerin sisteme kayıtları yapılmakta, not durumları ve başarıları
değerlendirilmektedir. Diğer yandan Rosenberg (2001), e-öğrenme uygulamalarında
başarıyı yakalayabilmek için altyapının ve teknolojinin dikkate alınması gerektiğini
belirtmektedir. Herhangi bir e-öğrenme stratejisi, internete yeterli ulaşım yoksa başarısız
olma durumuyla karşı karşıyadır. Bununla birlikte, kullanılan bağlantının düzeyi/hızı ve öğrenme platformu, mutlak suretle göz önünde bulundurulmalıdır. Öğrenme yönetim
sistemi göz önünde bulundurulması gereken bir unsur olması yanında, işveren ve
çalışanları yönetmeyi mümkün kılması ve öğrenme sürecini değerlendirme açısından da
gereklidir (Sanderson, 2002: 187).
E-öğrenme sistemi içerisinde yer alan diğer uygulamalarda, e-öğrenme faaliyetinin
başarıya ulaşması için oldukça gereklidir. Bu çerçevede, öğrenme dizayn sistemi, içerik
üreticilerinin eğitsel olarak güvenli öğrenme programlarını analiz etmelerini sağlamakla
birlikte, planlama ve proje yönetim olanağı sunmaktadır. Öğrenme içerik yönetimi
sisteminin öncelikli rolü ise, öğrenme içeriğini yaratmak ve sürdürmek için işbirlikçi
yönetim ortamı sağlamasıdır. Konu içeriği uzmanı ve içerik geliştiricisi, öğrenme içerik
yönetim sistemini, içeriği geliştirmek için kullanırken, aynı zamanda medya geliştiricisi,
içeriğe etkileşimli materyal ve multimedya unsurları katabilir. Son aşamada ise editör,
öğrenme içerik sistemini, önerilen konuyu gözden geçirmek ve kabul etmek için kullanır.

Öğrenme destek sistemi ise, öğretme ve öğrenme aktivitelerini desteklemek için
Web-tabanlı bir ortam olarak tanımlanabilir. Bir eğitmenin bakış açısıyla öğrenme destek
sistemi, öğrenen grubunu destekleyen ve yöneten bir araç olarak görülebilir. Öğrenenin
bakış açısına göre, öğrenme destek sistemi, eğitmen tarafından hazırlanan müfredata
ulaşmayı sağlamaktadır. Öğrenme materyaline ek olarak öğrenme destek sistemi,
öğrencilerin kullanımına, tartışma, eşanlı mesajlaşma gibi işbirlikçi araçlar setini
sunmaktadır. Diğer yandan öğrenme destek sistemi, kısa sınavların (quiz), testlerin ve
diğer değerlendirme formlarının ulaştırılması amacıyla da kullanılabilir (Ismail, 2002:
333-335).

4. E-öğrenmenin Avantajları
Beklendiği üzere e-öğrenme, birçok yönden sınıf tabanlı öğrenmeden
farklılaşmaktadır. Bu nedenle sınıf tabanlı öğrenmeyi, e-öğrenmeye dönüştürmek ve
dönüşümü etkin ve ekonomik bir şekilde gerçekleştirmek doğru planlamayı, izlemeyi ve
kontrolü içeren kompleks çabalar bütününü gerektirmektedir. E-öğrenmenin avantajları
dezavantajlarını aşmadığı durumda, hem eğitim kurumları hem de öğrenenler açısından e-öğrenmeye dönüşüm etkin bir çözüm olamamaktadır (Cantoni v.d., 2004: 336).
E-öğrenmenin avantajları aşağıdaki gibi sıralanabilir:
• İnternet üzerinden öğrenme, fiziksel sınıf ihtiyacını ortadan kaldırmaktadır.
Öğrenenler derse katılmak için sınıfa gitmek zorunda kalmamaktadırlar. E-öğrenme,
sadece e-öğrenmeyi sunan kurumun internet sitesine ulaşma ve kayıt olmayı
gerektirmektedir. Diğer yandan, e-öğrenmenin sunduğu internetten online materyallere
ulaşma kolaylığı, trafik problemini bir ölçüde ortadan kaldırmakta, park sorununu
hafifletmekte ve daha da önemlisi hava kirliliği üzerinde hissedilir olumlu etkiler
yaratmaktadır (Cheong, 2002: 341).
• Cd-Rom eğitimiyle karşılaştırıldığında, Web-tabanlı eğitimin faydası, içeriğe
kolaylıkla ulaşılmasından ve herhangi bir fiziksel materyalin dağıtılmasına gerek
duyulmamasından kaynaklanmaktadır (Kruse, 2004: 1).
• Öğrenenler, e-öğrenme vasıtasıyla evlerinde stressiz bir şekilde öğrenme
faaliyetinde bulunabilirler. Bununla birlikte, istedikleri anda istedikleri yerde büyük on-
line kütüphanelere ulaşabilirler. Hücresel modemlerin popüler olmasıyla birlikte,
öğrenenler geleneksel telefon hattı ve ağ bağlantısı olmayan yerlerde bile öğrenme
faaliyetinde bulunabilirler (Kruse, 2004: 1).
• E-öğrenme coğrafi özgürlüğü ve geçici özgürlüğü sağlamaktadır. Öğrenen, e-
öğrenme faaliyetinde bulunurken kendine en uygun zamanı belirler. Öncelikli olarak işine
gidebilir, daha sonra evine gelip ev işlerini düzenleyip e-öğrenme aşamasına geçebilir
(Cheong, 2002: 341).
• E-öğrenme daha hızlı ve etkin öğrenmeyi sağlamaktadır. Hatırlama oranı kitap
okumada %20 iken, bu oran çoklu etkileşimli öğrenmede %40’a kadar çıkabilmektedir
(Aytaç, 2000: 1). E-öğrenme, içerik (resimler, sesler, yazı çalışmaları) çeşitlendirerek,
dikkati canlı tutan etkileşimler yaratarak, hızlı geribildirim sağlayarak ve diğer e-
öğrenenlerle ve e-öğretenlerle etkileşimi teşvik ederek (sohbet odaları, tartışma tahtası, e-
mail) bilgilerin zihinde tutulma oranını arttırmaktadır (Cantoni v.d., 2004: 336).
• E-öğrenenler, kendi ihtiyaçlarına göre öğrenme materyallerini
özelleştirebilirler. Bu, öğrencilere öğrenme sürecini daha fazla kontrol edebilme olanağı
sunarken, eğitimci-yönetimli öğrenmeye göre materyali daha iyi ve daha hızlı öğrenmeyi
mümkün kılmaktadır. Ayrıca e-öğrenmede, öğrenen istemediği konuyu atlayabilir.
• E-öğrenme, öğrenenlere olduğu kadar öğretmenlere de büyük esneklik
sunmaktadır. Öğretmen, internet bağlantısının mevcut olduğu durumlarda, sorular
sorabilir, öğrencilerle sohbet edebilir ve öğrencilerin sorularını cevaplayabilir (Cheong;
2002: 342).

• E-öğrenme maliyet avantajı getirmektedir. Günümüzde hemen hemen tüm
bilgisayarlarda modem ve ücretsiz bir tarayıcı (browser) bulunmaktadır. Bu durum,
sistem kurulumunu göreceli olarak düşürmektedir (Kruse, 2004: 1). Ayrıca yapılan
çalışmalar kurumların, e-öğrenme ile maliyetlerinde %30-%70 arasında kaynak tasarrufu
yapabildiklerini ortaya koymuştur (Aytaç, 2000: 1-2).
5. E-öğrenmenin Dezavantajları
E-öğrenme, öğrenme açısından birçok avantaj sağlamasına karşın bazı
dezavantajlara da sahip bulunmaktadır (Iowa State University, 2005: 1):
• E-öğrenme materyallerinin geliştirilmesi yüksek maliyetlere yol açabilir.
Özellikle sanal zenginliği arttırılmış içeriğin (resimler, videolar, animasyonlar v.b.)
geliştirilmesi çok maliyetli olabilir (Contoni v.d, 2004: 336).
• Öğrenenler, öğretmenden ve sınıf arkadaşlarından yalıtılmış olma hissine
kapılabilirler. Çünkü siber uzay, öğrenen ile öğreten ve diğer öğrenenler arasındaki
fiziksel etkileşimi ortadan kaldırmaktadır.
• El çalışmaları ve laboratuar uygulamalarının, sanal sınıflarda benzetiminin
(simülasyon) yapılması oldukça güçtür. Bu durum özellikle fen bilimleri alanında e-
öğrenme faaliyetine katılmak isteyenler açısından olumsuz bir durumdur.
• Bilgisayar dosyalarının yönetimi ve online öğrenme yazılımının kullanımı
başlangıç seviyesinde bilgisayar bilgisine sahip olan öğrenciler için karmaşık gelebilir.
• E-öğrenme daha fazla sorumluluk ve öz disiplin gerektirmektedir. Öğrencilerin
düşük motivasyona ve kötü çalışma alışkanlıklarına sahip olmaları durumunda e-öğrenme
uygulamalarında başarı oldukça düşmektedir. Bu durum, e-öğrencinin bazı özelliklere
sahip olması gerekliliğini ortaya koymaktadır.
• E-öğrenen, neyi ve nasıl çalışacağına karar verme yeteneğine sahip olmalıdır.
E-öğrenci, çalışma saatlerini dikkatli bir şekilde planlama becerisine sahip olmalı,
çalışma ve sosyal yaşam gibi diğer taleplerini hesaba katmalıdır. E-öğrenen, soru sorma,
teori ve pratiği değerlendirme becerisine sahip bulunmalıdır. E-öğrenenler,
anlayamadıkları veya pekiştirmeyi gerekli gördükleri bir konuyla ilgili olarak,
öğretmenlerine ve diğer arkadaşlarına e-mail ya da sohbet odaları gibi yollarla soru
sormaktan çekinmemelidirler. E-öğrenciler, öğrenim saatlerini belirlerken kendileri için
en uygun olan ve çalışmalarının kesilmeyeceği saatleri seçebilmelidirler (Forman v.d.,
2002: 80-Meslekeğitimleri.com, 2005: 1).
Bununla birlikte, e-öğrenme açısından çözülmesi gereken bazı temel problemler
bulunmaktadır. Problemlerden bir tanesi teknik bir problem niteliğindedir ve birkaç yıl
içerisinde bant genişliklerinin artması ve ağ bağlantısının, telefon kadar yaygın kullanıma ulaşmasıyla ortadan kalkabilecek bir sorundur. Öğrenciler web bağlantılarını, diğer
öğrencilere mail atarak, yorum göndererek, mesaj tahtalarına ulaşarak kullanmaktadırlar.
Yüksek hızlı bağlantılarının ortaya çıkışı ve gelişmiş konferans yazılımlarıyla birlikte,
gelecekte öğrenciler, tam ekran video aracıyla dünya genelindeki tüm öğrencilerle gerçek
zamanlı iletişime geçebileceklerdir (Kruse, 2004: 2).
Geleneksel olarak, bir profesörün ders materyali, onun fikri mülkiyet hakkı
durumundadır. Buna karşın bir üniversitenin binlerce dolar harcayıp ürettiği online dersin
sahipliği ise oldukça farklı bir nitelik arz etmektedir. Bu durum e-öğrenme materyalleri
için fikri mülkiyet hakları sorununu ortaya çıkarmaktadır (U.S. Department of
Commerce, 2002: 63-Kennedy, 2002: 93).
6. Sonuç
E-öğrenme, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin sürdürülmesi açısından avantajlar
taşımasına karşın, bazı dezavantajlara da sahiptir. Özellikle teknik desteğin kısıtlı olması
durumunda, bilgisayarlar ve internet, eğitim kalitesinin iyileştirilmesine yeterli katkıyı
yapamamaktadır. Bu açıdan, teknoloji harcamaları, donanım, yazılım ve ağ bağlantısı gibi
altyapı yatırımları ile sistemin etkin bir şekilde uygulanabilmesi için gerekli olan teknik
destek arasında denge gözetilerek yapılmalıdır. Bununla birlikte, öğrenciler ve
öğretmenler bilgisayarların ve internetin pedagojik amaçlarla kullanılabilmesi için
eğitilmelidir.
E-öğrenme, birçok kişi tarafından sınıf tabanlı öğrenmeye alternatif olarak
düşünülmektedir. Buna karşın, teknolojinin olanaklarından faydalanan e-öğrenme, sınıf
tabanlı öğrenmeyi tamamlayıcı bir şekilde kullanılırsa, çok daha verimli sonuçlara
ulaşılacaktır. E-öğrenme eğitim yatırımları düşük seyreden gelişmekte olan ülkelerin
eğitim sistemleri açısından da önemli bir potansiyel barındırmaktadır. E-öğrenmenin
eğitim kalitesini arttırmadaki potansiyelini kullanabilmek; bu ülkelerde ulusal bir eğitim
politikası belirlenmesine ve teknolojiyi ve sunduğu olanakları da içeren, bir eğitim
reformu yapılmasına bağlı bulunmaktadır.
Türkiye açısından ise e-öğrenme oldukça yeni bir olgudur. Buna karşın, Türk
eğitim sistemi, 21. yüzyılın gereklerini yerine getirmek için gerekli olan, yetişmiş nitelikli
insan gücünü eğitmek için bilgi ve iletişim teknolojilerinin sunduğu olanaklardan en üst
seviyede yararlanmak durumundadır. Bu durum yeni teknolojilere bağlı, yeni öğrenme
yöntemlerinin eğitim alanındaki önemini daha da arttırmaktadır. Ayrıca, eğitim
alanındaki modernleşme, diğer alanlardaki gelişmeler için yeni fırsatlar yaratabilir.

KAYNAKÇA
Aytaç, Tufan (2000), “Geleceğin Öğrenme Biçimi: E-Öğrenme”, Bilim ve Aklın
Aydınlığında Eğitim Dergisi, http://www.yayim.meb.gov.tr/yayimlar/sayi35/aytac.htm.
Cantoni, Virginio v.d. (2004), “Perspectives and Challenges in e-Learning: Towards
Natural Interaction Paradigms”, Journal of Visual Languages and Computing, 15 (2004), s. 333-
345.
Cheong, Seong Chew (2002), “E-learning-a Providers Prospective”, Internet and Higher
Education, 4 (2002), s. 337-352.
Forman, Dawn v.d. (2002), “E-learning and Education Diversity”, Nurse Education Today,
22, s. 76-82.
Ghaoui, Claude ve M. J. Taylor (2000), “Support for Flexible e-Learning on the WWW: A
Special Issue”, Journal of Network and Computer Applications, 23 (2000), s. 337-338.
Govindasamy, Thavamalar (2002), “Successful Implementation of e-Learning: Pedagogical
Consideration”, Internet and Higher Education, 4 (2002), s. 287-299.
Hamid, Abdul Azma (2002), “e-Learning: Is it the “e” or the Learning that Matters?”,
Internet and Higher Education, 4 (2002), s. 311-316.
Harun, Hishamuddin Mohd (2002), “Integrating e-Learning into the Workplace”, Internet
and Higher Education, 4 (2002), s. 301-310.
Iowa State University (2005), “Advantages and Disadvantages of e-Learning”,
http://www.dso.iastate.edu/dept/asc/elearner/advantage.html.
Ismail, Johan (2002), “The Design of E-learning System: Beyond the Hype”, Internet and
Higher Education, 4 (2002), s. 329-336.
Kennedy, Gabriela (2002), “E-learning: Intellectual Property Issues in E-learning”,
Computer Law & Security, Vol.18, No.2, s. 91-98.
Kruse, Kevin (2004), “Using the Web for Learning: Advantages and Disadvantages”,
http://www.e-learningguru.com/articles/art1_9.htm.
Meslekeğitimleri.com. (2005), http://www.meslekegitimleri.com/sau/02.eogrenme.htm.
NCSA (2000), “e-Learning-A Review of Literature”, NCSA Knowledge and Learning
System Group, http://www.learning.ncsa.uiuc.edu/papers/elearnlit.pdf.
Pituch, Keenan ve Yao-kuei Lee (2004), “The Influence of System Characteristics on e-
Learning Use”, Computers & Education, (Baskıdaki Makale), http://www.sciencedirect.com.
Rosenberg, Marc J. (2001), E-Learning: Strategies for Delivering Knowledge in the Digital
Age, McGraw-Hill Companies, New York.
Sanderson, Elizabeth Paula (2002), “E-Learning: Strategies for Delivering Knowledge in
the Digital Age”, Book Review, Internet and Higher Education, 5 (2002), s. 185-188.

Short, N. (2002), “The Use of Information and Communication Technology in Veterinary
Education”, Research in Veterinary Science, 72 (2002), s. 1-6.
U.S. Department of Commerce (2002), Digital Economy 2002, http://
http://www.esa.doc.gov/pdf/DE2002r1.pdf.